Giriş
(8)

Bugününüz nasıl geçti?

darthvader
Neler yaptınız ve haftayı kapattınız?
Neler yaptınız ve haftayı kapattınız?
0
darthvader
(15.02.26)
Sabah ormanda koştum. Arkadaşlarla kahvaltıya gittim. Caddebostan sahilde bira içtim. Akşam evde kıymalı sebzeli graten yaptım, yedim. Şimdi kış olimpiyatlarını izliyorum.
+2
gabe h coud
(15.02.26)
Hava 19 dereceyi görünce ben de büyük ev temizliğine giriştim. Sevmem pek ama bugün iyi hissettirdi.
0
egerbiryolcu
(15.02.26)
Bütün gün çalıştım. Bir ara kızkardeşimle eşi geldi gitti. Yeğenimle iletişim kurmaya çalıştım ama anne babasınin bugün onu içermeyen bir planı olduğunu bildiği için keyfi yoktu, kafasını telefondan kaldırmadı. Aile evine döndüm, bütün eşyalarım kartonda, işyerinden bir abla bütün gün WhatsApp tan "Şu işi yaptın mı, bunu hallettin mi?" diye darladi. Evdeki internet bağlantı problemini çözemedigim için derslerim çoğunu mutfakta verdim. Arada babam geldi, bir bardak rakı verdi gitti. Son iki dersim cidden hiç anlamadığım, sevmediğim bir konuydu. Anlamadığım konuyu online beş kişiye anlattım. Manifest Ibrahim Selim'e katılmış. 1.45 saatlik videonun kendisini dün üstüne 3 saatlik tepki videosunu ders aralarında dinledim, hala dinliyorum. Benim için sakin sayılabilecek bir gündü. Uyumak istiyorum. Yarın da maniküre gidicem kısmetse.
0
sekizdokuzon
(15.02.26)
Arkadaş ve çocuklarla taksim yaptık
0
basond
(15.02.26)
Hatırı sayılır miktarda içki tüketilen bir hafta sonunun ardından lazy sunday yaptım. Bir demlik çay içtim ve televizyonun karşısından kalkmadım.
0
cay koy geliyorum
(15.02.26)
Klasik bir pazar günü olarak
Çalışma eşliğinde çay+kahve+bira üçlüsüyle günü bitirdik.
0
rakicandir
(15.02.26)
Uzun süredir görmediğim akrabalarımı gördüm. Birazdan arkadaşlarla bir bölüm dizi izleyip haftayı kapatıyoruz.
0
black holes in the sky
(15.02.26)
gündüzümü masumiyet müzesine ayırdım. 7 bölüm üstüste izeyince rakı içmek şart oldu. akşam son 2 bölümü rakı eşliğinde gözyaşlarıyla bitirdik.
0
ground
(16.02.26)
(6)

Bu yaz nereye gideceksiniz

arbre
Geçen yaz Antalya, Kemer'e gitmiştim. Ultra her şey dâhil bir oteldi. Bu yıl Fethiye'yi merak ediyorum. Fikir olması açısından soruyorum. Araştırmaya başlayayım. Kurban Bayramı olur büyük ihtimalle.
Geçen yaz Antalya, Kemer'e gitmiştim. Ultra her şey dâhil bir oteldi. Bu yıl Fethiye'yi merak ediyorum. Fikir olması açısından soruyorum. Araştırmaya başlayayım. Kurban Bayramı olur büyük ihtimalle.
-8
arbre
(10.02.26)
gidebilsem fethiye'ye giderim.
+1
black holes in the sky
(10.02.26)
muğla datça
antalya kaş tavsiye ederim.
0
jelly bear
(10.02.26)
Son birkaç senedir yaz tatili için Halkidiki'ye gidiyoruz. Bir sene corfu denedik bence gereksizdi. Bu yıl da komşudayız, cam gibi deniz, bol ve fahiş olmayan deniz ürünleri <3 Başka bir şeye ihtiyaç duymuyorum
+2
kullanicadi
(10.02.26)
sivas'a koyume gidecegim. iple cekiyorum:)
+1
buenosdias
(10.02.26)
Akçay
0
since1907
(11.02.26)
Geçen yaz ilk kez yurtdışına gittim. İtalya. Daha önce hep yurtiçiydi. Paramı ne kadar da boşa harcamışım ege de akdeniz de. Üç kuruş fazla olsun avrupa turu olsun. Jollytur setur proton la bas git gez.
0
halk
(11.02.26)
(22)

Çorba içiyor musunuz

arbre
Çocukken mercimek çorbasının içine ekmek parçalayıp yiyordum. Çok seviyordum. Yaş ilerleyince çorba sevmez oldum. Keyifsiz, tatsız bir şeye dönüştü. Allah affetsin, fakir yemeği gibi geliyor. Neden böyle oldu? İlkokulda hep sağlıklı olduğu söylenirdi.
Çocukken mercimek çorbasının içine ekmek parçalayıp yiyordum. Çok seviyordum. Yaş ilerleyince çorba sevmez oldum. Keyifsiz, tatsız bir şeye dönüştü. Allah affetsin, fakir yemeği gibi geliyor. Neden böyle oldu? İlkokulda hep sağlıklı olduğu söylenirdi.
-14
arbre
(09.02.26)
İçerim severek içerim hatta sadece 2 tabak çorba içip bitirdiğim öğünler olur.
Ama sevdiğim güzel çorbalara. Bazısı gerçekten kötü oluyor
0
basond
(09.02.26)
Kendim yapmayı pek sevmem. Uzun süredir mercimek hariç de yapmadım. Ama annemin yaptığı hemen her çorbayı içerim. Hastayken muhakkak çorba içerim. Yapamayacak durumdaysam dışarıdan söylerim.
0
black holes in the sky
(09.02.26)
En köylü özelliğim çorba sevmem olabilir.
+1
kizil karga
(09.02.26)
İçmiyorum, sevmem de.

Hasta olduğum zamanlarda sadece kelle paça çorbası içiyorum.
0
purplee
(09.02.26)
Domates çorbasına bayılırım kaşar ile.

Bu arada dinlenme tesisi soğuğunda somun ekmekle içilen mercimek çorbasına bayılırım o lezzet sadece o ayaz havada güzel.
+2
Hallegadola
(09.02.26)
Bizzat kendim yaptığım, yapmışken de en az 10 kavanoz da konserve olarak ayırdığım çorbalar;
Kelle
İşkembe
Ayak
Dil/beyin
Mercimek
Ezo
Et çorbası
+1
ground
(09.02.26)
Çorba sağlıklıdır sulu yemektir mideyi de bağırsakları da ağır yemekler kadar yormaz ama fakir yemeği olmakla ne alakası var merak ettim. Bir arkadaşım var çorbayı çok seviyor, bir akşam ani bir kararla onlara gitmiştim ve evde yemek yoktu, bi çorba yapıverdi bata çıka içtik. Muhteşemdi hatta. İyi bir şey.
+3
sessizce aglayan sanat
(09.02.26)
Çorbasız kış mevsimi düşünülemez.
0
etna
(09.02.26)
mercimek çorbası, brokoli çorbası, tarhana çorbası, domatesli şehriye çorbası.

hayatımın anlamları, canım çorbalarım.

yayla çorbasını da severim. ayran aşı da güzel olur yazın.
+1
art cat chocolate
(09.02.26)
Çorbanın hemen her türlüsüne bayılırım.
+1
wilhelmwasmuss
(09.02.26)
çorba bir kültürdür ben çorba erkeğiyim :)
+1
anon1m
(09.02.26)
Evde pek sevmem, belki kremali mantar. Ama haftada 2 gece gec saatte giderim corbaciya. o kadar severim ki tezgahta 2 saat karar veremem. Kelle, paça vs hepsine bayilirim.
0
duster
(09.02.26)
Ramazanda iftar sofrasının olmazsa olmazıdır. Diğer günlerde de ana yemeğe göre olur ya da olmaz.
Etli çorbalar özellikle çok severim.
0
duhan
(10.02.26)
İyi yapılmış süzme mercimek çorbasını çok severim, domates, tarhana favori çorbalarım, hastayken tavuk suyu.
Ekmekle birlikte yemekten hoşlanmam varsa kruton.
0
mutekebbir
(10.02.26)
yemek dedigin corbadir, sindirimi kolay bunyeyi yormayan cok guzel bir yemek. turk mutfaginda mercimek ve yogurt corbalarina bayilirim. baska bircok seyin corbasi oluyor. sogan corbasi, vietnamlilarin pho'su bunlar hep harika seyler.
+3
antikadimag
(10.02.26)
Çorba severim çünkü güzel yaptığımı düşünüyorum. Brokoli, mercimek, kabak, köz domates… hele beyran off! Tam bir akşamdan kalma çorbası. Alkol sonrası ekşiyen mideye şifa.
0
ekimoloji
(10.02.26)
Corbaya bayilirim.

Türk usülü mercimek, ezogelin, misir, hep cok severim. Okul yemekhanesinde hep corba verirlerdi ben bayilirdim.

Vietnam pho da cok iyi.

Sevmedigim tek corba kremali ve etli bir arada onlar bir de minestrone.
-2
Purple life
(10.02.26)
İşkembe, kelle paça vs çorbaları özellikle lokantada gider içerim, diğer türlü mercimekmiş ezogelinmiş bunları aramam misafirlik haricinde içmiyorum. Bir de halen ekmek doğramadan çorbayı bitirememe özelliğim var.
0
yakalayamadığın.ışıklar
(10.02.26)
hizli yemek kulturunun etkileri.
0
warrior princess
(10.02.26)
Çorba severim ama evde yapmıyorum çünkü tek başıma bitirmem zor. Ama varsa içerim mesela ofisteki yemekte çıkıyor içiyorum. En sevdiğim çorba bol limonlu, karabiberli ve pul biberli ezogelin.
0
peki madem
(10.02.26)
Çok aramam. Sevdiğim birkaç çorba var yemekhanede falan çıkınca yediğim ama evde canımın çorba çektiği çok az olur. Sakatatlı çorbaları sevmem pek normalde sakatat yiyen biriyim. Bi de çorba içmekten çok yemeyi severim yani çorba taneliyse tanesi bol severim. Zaten normalde de çorba içmek tabirini anlamsız bulurum çorba yemek denmeli bence :D

Yani saysam birkaç tane sayarım sevdiğim çorba ama hiçbirine olsa da yesem demem. Ha Eskişehir'in tatarlardan kalan sorpa çorbası var bak o baya iyi, sırf denemek için eskişehire gitmelik bir lezzet.
0
nundu
(10.02.26)
Arkadaş hemen evde Vietnam pho yapar :)
Ben de yazayım, conch chowder çok güzel. Tavsiye ederim. Eminim çok işine yarar.

En güzel çorba sabah içilendir. Sabah içmeyi dene @arbre.
+3
huladancer
(10.02.26)
(5)

Sizin de çalışmaya motive eden şarkılarınız var mı?

dirildimde geldim
Ne zaman bir işi yapacak gücüm kalmasa veya bunaldığımı hissetsem Barış Manço Ahmet Bey'in ceketini dinlerim. Sizi de böyle motive eden şarkılarınız var mı?
Ne zaman bir işi yapacak gücüm kalmasa veya bunaldığımı hissetsem Barış Manço Ahmet Bey'in ceketini dinlerim. Sizi de böyle motive eden şarkılarınız var mı?
+1
dirildimde geldim
(09.02.26)
succession playlistim var. work like kendall, work with logan gibi olanları açıyorum moduma göre.
0
summerjam0306
(09.02.26)
Bad to The Bone dinliyorum djdkdö
0
black holes in the sky
(09.02.26)
benim hayattan bıkmışlığımı diriltecek bir şarkının bugüne kadar üretildiği sanmıyorum ama eypio'nun naim şarkısını beğenirim, dediğiniz kategoriye giriyor.
0
Sadece soruyorum
(09.02.26)
Biraz ayıplı ama napıyım

(bkz: bitch better have my money)
0
tiredofwaiting
(09.02.26)
Benim Mevlevî âyini takıntım var. Bazı eserler öyle coşkulu oluyor ki harekete gelmemek mümkün değil. Benim harekete geçme sıkıntım var, genel müzik camiasında kanımı kaynatabilen şarkı türkü çok az, bazen Mevlevî âyinleriyle bile harekete gelemiyorum, o zaman anlıyorum ki iyi değilim, ciddi bir problem var.
0
muhayyer divan
(09.02.26)
(5)

tablet alırken neye dikkat etmek lazım?

der meister
bilgisayarım çok eskidi, hem yazı yazmak için kullanabileceğim (bu şart değil) hem de yazılı/görsel içerikler için kullanabileceğim bir tablet almak istiyorum. çoğunlukla maç izlemek için kullanırım herhalde. maksat bilgisayar veya televizyon kadar hantal olmasın ama cep telefonu kadar da küçük olma
bilgisayarım çok eskidi, hem yazı yazmak için kullanabileceğim (bu şart değil) hem de yazılı/görsel içerikler için kullanabileceğim bir tablet almak istiyorum. çoğunlukla maç izlemek için kullanırım herhalde. maksat bilgisayar veya televizyon kadar hantal olmasın ama cep telefonu kadar da küçük olmasın. bir de ekranı olabildiğince büyük olsun istiyorum, biraderdeki 12.9 inç galiba, o iyi mesela.

önerebileceğiniz f/p markası ya da doğrudan ürünü var mı? "la zaten maç izleyeceksen fark etmez al gitsin" mi dersiniz yoksa işlemcisi, şusu busu dikkat edilecekse hangilerine odaklanmamı tavsiye edersiniz? apple olmaz bunlar bizi aşar yomyeci adamlarız.
+2
der meister
(07.02.26)
kalem ihtiyacın olursa ilerde galaxy pad, yoksa xiaomi pad veya budget versiyonu redmi pad
0
nahtoderfahrung
(07.02.26)
HONOR TABLETLERİ SENİN İSTEDİĞİN GİBİ
+1
artıküyeolmakistiyorum
(07.02.26)
f/p demişsiniz farkındayım ama uzun vadede iPad'den daha f/p tablet yok. o yüzden yine, yeniden iPad diyeceğim. ikinci el de olabilir. M işlemcili bir model (air ya da pro) çok uzun yıllar götürür. iPad 2'm (2011) hala çalışıyor öyle söyleyeyim. bütçe meselesi ise aynı fiyata sıfır galaksi, şayomi vesaire yerine ikinci el iPad pro ya da air alırdım ben olsam.
+1
orient blue
(07.02.26)
honor bende var, 3. yılı bu sene. ben çok kullanmadım arada bir pdf okuma, bir şeyler izleme ve basit oyunlar. yeğenlerim oyun oynuyordu ama zaten ancak tatillerin bir kısmında görebildiğim için oynadıkları süre de çok çok değildi. ama yine de tablet kasıyor, uzun süreli kullanımda f/p değildi benim için. şimdi anneme verdim o kullanıyor. uzun süreli kullanım için bence de iPad +1
0
black holes in the sky
(07.02.26)
samsungun FE serisi tabletleri.

bu arada tüm tabletlere istersen klavyeli kılıf alırsın ya da bluetooth bir klavye mouse seti de bağlayabilirsin.
0
orpheus
(08.02.26)
(14)

Ne dinliyorsunuz?

Amaranta ursula
Merhaba arkadaşlar,Kulağınızda/kulaklığınızda/dilinizde ne çalıyor, dönüyor?Yıllar sonra Ozzy Osbourne- I just want you dinleyince bu şarkıyı dinlerkenki hislerim ve düşüncelerim ışık hızıyla geçti. Vaay be nidaları eşliğinde loop'a aldım. Sizde ne var bu gece? Buyrun: https://open.spotify.com/intl-
Merhaba arkadaşlar,

Kulağınızda/kulaklığınızda/dilinizde ne çalıyor, dönüyor?

Yıllar sonra Ozzy Osbourne- I just want you dinleyince bu şarkıyı dinlerkenki hislerim ve düşüncelerim ışık hızıyla geçti. Vaay be nidaları eşliğinde loop'a aldım. Sizde ne var bu gece?
Buyrun: open.spotify.com
0
Amaranta ursula
(07.02.26)
Teeee 1600'lerden 1700'lerden eserler dinliyorum hem de kocaman kocaman eserler. Dinledikçe heyecanım bir daha artıyor bir daha bir daha. Bu gece kısmet Mevlevî ayinlerinden açıldı. Evet.
-1
muhayyer divan
(07.02.26)
şu an böyle saçma şeyler:
youtu.be

bağımlılık yapıyor sona doğru.
0
eileengray
(07.02.26)
Bir instagram gonderisinde levent yuksel - yas denk geldi, hatirladim. Bi sure uzun yolda Levent yuksel dinlenecek mejjbur
0
üğpoıuy
(07.02.26)
Şu sıralar hep içinde handpan olan müzikler dinliyorum

music.youtube.com

Ya da böyle şeyler:

music.youtube.com
0
kullanicadi
(07.02.26)
George michael bilhassa su aralar
-2
Purple life
(07.02.26)
www.youtube.com

buna sardım
0
tabii lan manyak mısın
(07.02.26)
youtu.be

youtu.be

Bu aralar dinlediğim şarkılar bunlar
0
Hallegadola
(07.02.26)
Son zamanlarda en çok dinlediğim müzisyenlere baktım;
Saint Levant
Elyanna
Charlotte Cardin
Mem Ararat

Albüm albüm ya da karışık listelerini dinlediğim için şarkı olarak sabit bir şey çıkmıyor ama hepsinden en sevdiğim şarkıyı ekleyeyim;
Wazira
Yabn el eh
Meaningless
Keziyen yare
0
mutekebbir
(07.02.26)
youtu.be

Bana da bu dolandı,
0
a perfect lie
(07.02.26)
yeni albümleri çıkmış,
youtu.be
0
loch ness
(07.02.26)
birsen tezer'e takıldım yine.
+1
black holes in the sky
(07.02.26)
Porcupine Tree - time flies...
+1
yakalayamadığın.ışıklar
(07.02.26)
(bkz: İhsan özgen)-
Remembrances of ottoman composers albümünü hatmediyorum bugünlerde. Overthinkinge aşırı iyi geliyor. Adeta zaman yavaşlıyor burası başka bir gezegen

Tam olarak bunu yazarken şu çalıyor

open.spotify.com
0
love and trust
(07.02.26)
şu sıra buna taktım.

seyyal taner - hata www.youtube.com
0
exlibris
(07.02.26)
(12)

Çocuğu/yeğeni olanlar 2 yaş bebesine ne hediye alınır?

ekimoloji
Oyuncak almak istiyorum ama ne alacağımı bilemedim, yakın zamanda aldığınız beğenilen hediyeleri yazarsanız sevinirim. Bu arada erkek çocuk…
Oyuncak almak istiyorum ama ne alacağımı bilemedim, yakın zamanda aldığınız beğenilen hediyeleri yazarsanız sevinirim. Bu arada erkek çocuk…
0
ekimoloji
(06.02.26)
o yas cocuklarin en sevdigi seylerden biri scoot&ride ya da laufrad. türkcesini bilmiyorum, su hede: www.amazon.de

o yasta cocugun ilgisini cekecek tek sey oyuncak. oyuncak disinda aldiginiz her sey (kiyafet, kaban, vs) anne babaya hediye oluyor.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(06.02.26)
Manyetik blok alabilirsin evde varsa bile fazla olması daha iyi oluyor.
+1
yenibirgüzelnick
(06.02.26)
tam manyetik blok yazmaya gelmiştim. paw patrol falan izliyorsa onun oyuncakları, peluşları olabilir.
0
black holes in the sky
(06.02.26)
kız mı erkek mi?

erkekse araba tabii. asla yetmiyor hep araba hep araba :)

scooter seviyorlar

top seviyorlar
0
gurur
(06.02.26)
o yaş erkek çocuklar mekanik oyuncakları birirbine sokulup çıkartılan her türlü oyuncakları çok severler.. lego duplo setleri banko iş görür hem de dayanıklı..howwheels de severler.. bir iiş bankasının hareketli kitap serileri hoşlarına gidiyor .. erkek bebeyse iş makineleri itfaiye uçak hareketli kitapları çok ilgi çekici ya da iş bankasının yine uçak itfaiye temalı sesli kitapları var düğmesine basınca ses çıkıyor.. ve de iri ahşap yapbozlar. edit: aşağıda birileri kendi kendine saldırıya geçmiş. ben gözlemlerimi söylüyorum.. kız bebekler ve erkek bebekleri baya gözlemledim ve bu şekilde olduğunu farkettim. senin çocuğun barbiyle oynadı bize ne. soru sahibi fikir istemiş hediye için biz de fikir verdik. bu millet gerçekten hasta. hemen saldırı hemen kavga..bunlarla arkadaş falan olunmaz sosyal hayatta arkadaşlarına yazık.
+1
iwillsee
(06.02.26)
o yas hem erkek hem kiz cocuklari mekanik oyuncak sever.
arkadaslar 2026 senesinde, daha toplumun önyargilarindan nasibini almamis alti bezli cocuklara oyuncak üstünden kiz-erkek ayrimi yapmayin. bu stereotipler artik 15 sene öncede kalmis olmali. o yas cocuklari henüz kendi cinsiyetlerinin farkinda bile degiller. en az bir seneleri var bunu fark etmek icin. "erkek cocuk bunu sever" dediginiz her sey sizin toplum olarak cocuklara yakistirmaniz. söyle olmayin: youtu.be

gendered-oyuncaklarin kadinlari bilimsel alanlardan uzaklastirdigina dair artik onlarca calisma var cünkü daha totosunda bezi varken toplum kizlarin beyin nöronlari o sekilde baglansin diye cok ugrasiyor. bu mekanik denilen oyuncaklarin adi STEM Toys.
kizlariniza STEM oyuncaklari alin. oyuncagin cinsiyeti yok. okuma: codelikeagirl.substack.com
14 aylik oglan anasiyim, duplo isterse duplo ile oynar, barbie isterse barbie ile oynar. kizim olsaydi aynisi olurdu. cocukken en sevdigim oyuncaklarim uzaktan kumandali arabam, akülü arabam ve lego setimdi.
sorudan saptim OP'den özür dilerim ama soruya el cevap: erkek olmasi önemsiz. kiz da olsa erkek de olsa tüm bu oyuncaklari sever.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(07.02.26)
@konuma ben konusuyorum

Çok yanılıyorsun. 14 aylık oğlun var ama gerçekleri görmek istemiyorsun. Erkek bebeklerin neredeyse tamamı araba kamyon ve kepçeye ilgi duyarken kız bebekler peluş oyuncak barbie vs seviyor. Bunu da herhangi bir yönlendirme olmadan içgüdüsel olarak doğasından gelen bir istekle yapıyorlar.
0
kaptan maydanoz
(07.02.26)
@kaptan maydanoz, yukaridaki linki okumadigina ve bu konu hakkinda hicbir bilimsel kaynaktan arastirma yapmadigina, sadece ezberden konustuguna yemin edebilirim.
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(07.02.26)
@konusma ben
Ezberden değil direk hayat tecrübesinden konuşuyorum. Fonlanan akademik kaynağın doğruluğunu tartışmaya bile gerek yok.
Onlarca bebek gördüm. 5-6 aylıkken oyuncaklara uzanmaya istemeye başlar bebekler. Erkek bebeğin önüne 5 aylıkken bir bebek bir araba koy bakalım. %90 araba seçer.
Batı yalakası olacağız diye evrimsel gerçeklerimizi inkar etmeye gerek yok.
-1
kaptan maydanoz
(07.02.26)
@konusmabenkonusuyorum size katılıyorum ama oğlum peluş oyuncaklarla bebeklerle asla oynamıyor. Oyunda cinsiyetçilik yapmamak adına araba da aldım bebek de ama hep arabalarıyla oynuyor, kimse göstermediği halde bir yaşından beri arabalarını yarıştırıyor halı üstünde sürüyor. O yüzden oynamayıp kenara atacağı oyuncaklar yerine gerçekten oyalanacağı keyif alacağı şeyler almak istiyorum.
+1
🌸ekimoloji
(07.02.26)
@maydanoz ekimolojinin sorusunun iyiliği için fazla eyyorlamicam.
İnsan soyunun evrimi başlayalı 7 milyon yıl. İlk içten yanmalı motorun icadı 1800’lerin sonu. Buhar makinesi desen en erken 1700’lere gidersin. Şunun şurasında 300 sene.
İddialarını farklı zeminlerde kursaydın daha ciddiye alabilirdim ama şu kısa metinde bile üç yerde safsata yapmışsın. Bundan sonrası çaba harcamam sadece gri hücrelerime yazık eder.
Tek çocuk yetiştiren yalnızca sen değilsin. Biz de hayat tecrübesiyle konuşuyoruz. Ayrıca bilimsel seçenekler sunuyoruz ama appeal to motive yapmak daha kolay geliyor. Her bilimsel araştırma fonlanır. Fonlanmamış olanı bul da biz de görelim.

@ekimoloji, Doğrudur. O halde scooter alıp geçin. Scooter sevmeyen çocuk görmedim.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(07.02.26)
decathlon denge bisikleti, scooter, manyetik blok, lego duplo, balonpower oyuncak, oyun hamuru, musluğundan su akan mutfak, baloncuk makinesi, kedi denge oyunu, fotoğraf makinesi, karaoke seti, herhangi bir müzik aleti.
bu arada oyuncakların cinsiyetsizliğine ben de çok katılıyorum, ilgi başka bi şey cinsiyetine göre seçenek sunmak başka
0
mezzosprite
(08.02.26)
(11)

nasil olmus sizce

aferin cok iyi dusunmussun
https://www.instagram.com/reel/DUYYW2NCDwf/?igsh=dzZucnJ0M2NwZmg4hic egitimim vs yok, gitari da bi kac ay once almistim sanirim yanlis almisim cok zor caliniyor (bu konuda bilgisi olan var midir, kaliteli degil diye mi zorlaniyorum yoksa acemilikten mi)cocukluktan beri cok severim soyliyim oyniyim a
www.instagram.com

hic egitimim vs yok, gitari da bi kac ay once almistim sanirim yanlis almisim cok zor caliniyor (bu konuda bilgisi olan var midir, kaliteli degil diye mi zorlaniyorum yoksa acemilikten mi)

cocukluktan beri cok severim soyliyim oyniyim ama dogru duzgun firsat olmadi, acaba simdi ders filan mi alsam diyorum

gerci ders alip napcam, grup mu kurcam bu saatten sonra ama bi taraftan da hosuma gidiyor

es dost begeniyor ama es dost oldugundan olabilir, nasil sizce, bk gibiyse soyleyin cok uzulmem

gitar vs uzerine tavsiyeniz varsa da super olur soyle tutma, boyle cal vs gibi
+3
aferin cok iyi dusunmussun
(05.02.26)
Akustik gitarın telleri başlangıç için daha çok acı verir fakat zamanla alışırsın. Belki daha ince bir tel takımına geçersen nispeten kolaylaşır fakat her enstrumanın bir zorluğu var, akustik gitarın da zorluğu çelik telleri

Başarılı buldum devam et
0
grimavi
(05.02.26)
sesin çok güzel, devam.
0
antihero
(05.02.26)
ben cok begendim.
gitar konusunda hic bilgim yok ama dinleyici olarak cok güzeldi.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(05.02.26)
teknik bilgim yok, ben beğendim. sesiniz güzel :)
0
black holes in the sky
(05.02.26)
sifir egitim ile iyi bence, potansiyel var.
0
cooperr
(05.02.26)
Bir dönem hayatını müzisyenlikle kazanan biri olarak gayet başarılı buldum. Müziğe yeteneğin olduğu çok açık.

Yeni başlayanlar, tellerin akustik gitara göre çok daha yumuşak olduğu klasik gitarda bile bare basmakta zorlanırken sen orayı çözmüşsün. Şarkıyı kapo kullanarak kendi tonuna çektiğine göre belli ki şarkı söylemeye de müziğe de yabancı değilsin. Eğer kapo kullanmayı kendin araştırarak bulduysan ders almana gerek yok. İnternetteki kaynakları da kolayca çözüp seviyeni yükseltirsin.
0
thracia
(05.02.26)
bende de sıfır teknik bilgi ama sesin gayet güzel :-)
0
euteamo
(05.02.26)
Beğendim
0
kisa
(05.02.26)
thracia +1

Doğru seste çalmak için kapo kullanma kısmı yoldan geçen insandan daha farklı bir kulağınız olduğunu gösteriyor. Sesiniz gerçekten çok güzel. Nefes kontrolü beni asıl şaşırtan kısım oldu. Son hecelerde zorlandığınız veya çok derin nefes aldığınız bir an yok. Tüm video boyunca istikrarlı gitmişsiniz bravo. Müziğe bir yatkınlığınız, yeteneğiniz olduğu aşikar.

Gitar konusundaki "acemilik" yalnızca geçişlerde parmaklarınızın doğru yeri bulmakta bir tık zorlanışından belli oluyor. O da zamanla, pratik yaptıkça kas hafızasıyla ortadan kalkacak bir şey. Gitarınızın ne kadar kaliteli veya kalitesiz olduğuna şu aşamada çok takılmanıza gerek yok. Sıfır eğitimi olan ve daha çok kısa süre önce gitarı eline almış birisi için gayet iyi şu anki görüntünüz.

Baya iyisiniz bence. Devam.
0
cay koy geliyorum
(06.02.26)
'es dost begeniyor ama es dost oldugundan olabilir, nasil sizce, bk gibiyse soyleyin cok uzulmem' bu cümleye çok güldüm, canım sıkkında neşelendim valla.

bak kendimden örnek vereyim; benim kız 12 yaşına girecek, 5 yaşından beri klasik piyano çalıyor. biz de bu işe başlarken her ebeveyn gibi hevesle ve pek çok kişi yaptığı için başladık, hatta ben 'cengiz kurtoğlu veya nejat alp olur en fazla' dedim, en fazla 3 yılda hevesini alır bırakır dedik. Ancak öyle olmadı, çok sevdi, o tuşlara tek tek basan çocuk şimdi Chopin filan çalıyor. Grade ve repertuar zorlaştıkça daha da işin içine giriyor ve ilgisini çekiyor, kendisi bir şeyler yazmaya başladı filan. şimdi 'müzikle ilgili bir kariyer mi kursak' diye düşünmüyor değiliz.

lütfen iyi birinden ders al, herkes yazmış ben de yazayım, sesin çok güzel. spotify' da duysam listeye eklerim ciddi diyorum. müzik aletinde teknik hakimiyet sağladıkça ve nota bilgini pekiştirdikçe bir süre sonra belki bir dersi de solfej yapacaksın, ses tekniğini de geliştireceksin.

varsa hevesin hiç kırma. go girl!
0
galahad reloaded
(06.02.26)
ne guzel seyler yazmissiniz, cesaretlendirmeniz icin tesekkur ederim, cok mutlu oldum gercekten

biraz daha ogreniyim istek parca alicam hepinizden :D
+3
🌸aferin cok iyi dusunmussun
(06.02.26)
(7)

Dedikodu dinlemeyi sevmek

gobekliraki
Aşırı hoşuma gidiyor ya. Ama şöyle, 2 kişi üçüncü bir kişinin dedikodusunu yapınca dinlemek acayip hoşuma gidiyor, resmen zevk alıyorum ajfjkakala tanımasam bile yani o üçüncü kişiyi. Sizde de böyle mi. Soruyu hatta biraz daha açayım, ufak tefek tatlı kaotik ortamlar/gündemler hoşuma gidiyor. Acaba
Aşırı hoşuma gidiyor ya. Ama şöyle, 2 kişi üçüncü bir kişinin dedikodusunu yapınca dinlemek acayip hoşuma gidiyor, resmen zevk alıyorum ajfjkakala tanımasam bile yani o üçüncü kişiyi.
Sizde de böyle mi.

Soruyu hatta biraz daha açayım, ufak tefek tatlı kaotik ortamlar/gündemler hoşuma gidiyor. Acaba o ona cevap verdi mi, acaba bu buna ne dedi. Tam apartman teyzesi moduna giriyorum. Şu meşhur Michael jacksonun patlamış mısır yediği gif gibi oluyorum.
0
gobekliraki
(02.02.26)
Dedikoduyu sevmiyorum. Dedikodu yapanlar senin dedikodunu da yapsınlar ister miydin? :)

Negatif yüklenecek hiçbir şeyi sevmiyorum. Kaos sevmem.
-1
rock n roll
(02.02.26)
Eğer bahsi geçen kişiler tanidiksa benim de hoşuma gidiyor özellikle akraba dedikoduları çok sarıyor beni kuzenlerle yapılan falan:d ya da yaşanılan muhitten birileriyse. Bazen hatta dedikodu var diye aranılan telefonlarda direkt modum yükseliyor normalde telefon konuşması yapmayı sevmem:d
0
egerbiryolcu
(02.02.26)
@rock n roll aman öyle toksiklik değil be, tatlı tatlı dedikodular :)
+1
🌸gobekliraki
(02.02.26)
tanımadığım biriyse hiç ilgimi çekmez :D hikâye ilgi çekici olsa bile. tanıdıklarımın da sürekli aynı şeyler üzerinden dedikodusu yapılıyorsa o da ilgimi çekmez... bir yerden sonra dinlemeyi bıraktığım oluyor zaten. tanıdık ve ilgi çekiciyse yorum yaparım tabi :D
0
black holes in the sky
(02.02.26)
Tamam tatlı tatlı dedikodunu yapsınlar :)
+2
rock n roll
(02.02.26)
Tanıdığım biriyse ilgi çekici bir durum varsa dinlerim ama tanımadığım biriyle ilgili olaylar ne kadar sansasyonel olursa olsun merak etmiyorum.
Bireysel olarak direkt beni ilgilendirmeyen konulara merakım yok ama "banane bundan" deyip ortamı bozmamak için dinliyorum.
black holes in the sky +1 Bir noktada kafam çok başka yerlere gidiyor ve boş bakışlarım beni ele veriyor.
0
mutekebbir
(02.02.26)
Bana dokunmayan ama "mısırımı alıp izleyeyim" dramaları için relationship advice, am i the asshole gibi birkaç subreddit takip ediyorum. Dedikodu ve drama açlığımı böyle besliyorum. Tanıdık insan dedikodusundan daha zararsız geliyor böylesi.
0
kobuzchu kiz
(02.02.26)
(9)

Boşa harcadığım yıllardan sürekli pişmanlık duymaktan nasıl vazgeçerim?

lodlest23
Arkadaşlar ben yaklaşık üç ay sonra 35 yaşına gireceğim, 32.5 yaşına kadar çalışmadan, aldığım harçlıklarla hayatımı idame ettirdim, son iki sene hayatımı toparladım diyebilirim, kendime hedefler koyup onlara (özellikle kariyer açısından) ulaşmak için çalışıyorum (hatta çok çalışıp burnout falan yaş
Arkadaşlar ben yaklaşık üç ay sonra 35 yaşına gireceğim, 32.5 yaşına kadar çalışmadan, aldığım harçlıklarla hayatımı idame ettirdim, son iki sene hayatımı toparladım diyebilirim, kendime hedefler koyup onlara (özellikle kariyer açısından) ulaşmak için çalışıyorum (hatta çok çalışıp burnout falan yaşadığım oldu).

Ara sıra boşa harcadığım yıllar geliyor (18-32.5 - hatta ergenlik yıllarını da katabilirim) kendi kendime bu yıllarda kendimde değiştirmek istediğim şeyleri keşke yapsaydım, iş hayatına erken atılsaydım, eramus vs yapsaydım, kurslara falan gitseydim (bunun gibi şeyler) gibi düşünceler geliyor ama olan olduğu için "geçmişte keşke şunu şunu şöyle yapsaydım" gibi şeylerin bana bir faydası olmuyor. belki kendi soruma kendim cevap verdim ama bu düşüncelerin arada sırada aklıma gelmemesi bana ne önerirsiniz?
+1
lodlest23
(02.02.26)
Geçmişi artık geri getirme şansımız yok, o sebeple bunları düşünmek sana bir fayda sağlamaz. Bundan sonrası için elinden geleni yaparsın.

Belki o zamanlar şartlar öyleydi. Sen şimdiye ve bundan sonrasına bak artık.
+1
rock n roll
(02.02.26)
ergenlikte ne yapacaktınız ki? iyi bir ebeveyn yönlendirmesi yoksa, maddiyat belirli düzeydeyse zaten kısıtlı oluyor yaptıklarınız. ki sizin ergen olduğunuz ve üniversite okuduğunuz dönemde de bu denli delice bir kendini geliştir furyası yoktu. yani açıkçası x kursuna gitseniz de çok bir şey değişmezdi muhtemelen.
kendiniz demişsiniz zaten böyle düşünmenin faydası yok diye. hiçbir şeye geç kalmış sayılmazsınız, iki buçuk senedir de toparlıyorum kendimi demişsiniz. arada sırada aklınıza gelir. yapabileceğiniz şeyler vardı ya da yoktu, imkanınız dardı ya da genişti. yapacak bir şey yok. böyle düşünmek ilerlemeyi engeller. siz ilerlemeye bakacaksınız ve daha iyi bir hayat inşa etmeye çalışacaksınız.
+1
black holes in the sky
(02.02.26)
şu anda kendini ilerletebilmek için ne yapabilirsiniz?

kursa gidin. yabancı dil öğrenin. "eskiden keşke yapsaydım" dediğiniz şeyi şimdi yapın.
+1
co2s2
(02.02.26)
O zamanlar hayatta kalmak için durmaya ihtiyacın vardı belki.
-1
sekizdokuzon
(02.02.26)
Çalışsaydın ne iş yapacaktın ve kendine yetebilecek miydin bu soruları kendine sor. Türkiye'de çalışma baskısı biraz da komşunun çocuğu işe girmiş kafasıyla oluyor. Millet hiçbir geleceği olmayan işlerde yıllarca çalışarak sonrasında ortada kalıyor. 3-4 sene oturup kendini geliştirse, dil öğrense yurtdışına falan gidecek belki ama asgariden hallice işe girip orada çürüyor. Nedeni ise toplum baskısı.

İleriye bak bence. Bunu bir olgunlaşma süreci olarak gör
+1
michael harddd
(02.02.26)
Hayat böyle bişey zaten. Boşa harcadığın bişey yok merak etme.
+1
gobekliraki
(02.02.26)
ben de çalışma hayatımın başlangıcında bu zamanları düşündüm. şimdi 1 lira biriktirmek için harcadığım efor, kaçırdığım fırsatların 10 sene 20 sene sonra bir anlamı olmayacak dedim ve kazandığımı harcadım. Ki öyle de oldu. O zamanlardaki yıllık kazancımı bir ayda biriktiriyorum şimdi. İyi ki sıfıra sıfır yaşamışım o zamanlar. Eşşek gibi çalıştım ama bir de üstüne para biriktirmeye kasmadım. Bir de geçmiş geçmişte kaldı artık, elinden bir şey gelmiyorsa düşünmenin ne anlamı var. Söylemesi kolay tabii ama şartel gibi düşünüyorum böyle zamanlarda başlangıcını seziyorum, ah eski zamanlar ya da eskilerden aklıma gelince anında günümüze döndürüyorum kafayı. Sizde de belki işe yarar. Aklımda bir başkası varmış gibi. Kocaman kılıcıyla gelip götü kesen dayı gibi, konuyu kesiyor.

galeri8.uludagsozluk.com
+2
gabe h coud
(02.02.26)
Bugünden itibaren dolu dolu yaşayarak. Bazı şeyler için geç kalmış olabiliriz ama bazı şeyler için de geç değil.
+1
put it in your appropriate place
(02.02.26)
cevrendeki gurultuyu azalt. turkiye, dunyanin en gurultulu yerlerinden biri. hayata daha yeni basliyorsun.

gurultu=yasitlarin evlendi, herkes evini arabasini aldi, kilo mu aldin sen?
+1
buenosdias
(02.02.26)
(11)

magnezyum olayı

duyuru
bu magnezyum takviyesi olayı nedir? reçetesiz alınıyor anladığım kadarıyla. eczaneye gidip ben magnezyum istiyorum mu diyoruz? kullananların hayatında ne değişti, her akşam yemekten sonra 1 tane mi içiyorsunuz mesela, kaç mg? deneyimlerinizi paylaşırsanız sevinirim.
bu magnezyum takviyesi olayı nedir? reçetesiz alınıyor anladığım kadarıyla. eczaneye gidip ben magnezyum istiyorum mu diyoruz? kullananların hayatında ne değişti, her akşam yemekten sonra 1 tane mi içiyorsunuz mesela, kaç mg? deneyimlerinizi paylaşırsanız sevinirim.
-1
duyuru
(02.02.26)
Geçen gün uyku problemimi nasıl aşabileceğimi chatgpt'ye sordum. Bana Magnezyum glisinat / sitrat önerdi.
Magnezyum gerçekten uykuya yardım eder mi? Veya sadece internetin “pazarladığı bir efsane” mi? Ve eksik değilsem neden takviye vitamin mineral alayım? dedim.
Epey bi fikir alışverişimiz oldu.
Bilimsel dayanak istedim. Bulamadı ve bünyede eksikliği yok ise kullanmanın gereksiz masraf olacağı konusunda hemfikir olduk kendisiyle.
0
Mirket
(02.02.26)
Yine sosyal medyada 1-2 kişinin “abi inanamıyorum bla bla” paylaşımlarıyla başladı. Bir kaç ay daha gider sonra unutulur.

Vücutta eksiği yoksa kullanmanın anlamı yok ki :)
0
avatar is back
(02.02.26)
doktor yazdiktan 1 hafta sonra
alerji yapmaya baslamisti,

ve sonra yine danistim,
demek ki eksiklik gitmis dediydi.
0
designer
(02.02.26)
Bir kısım diyor ki kan testinde serum seviyesi ölçülüyor, eksik çıkmaması normal hücre içi seviyesi ölçülmesi lazım.
Benim normal aralığın içindeydi, doktor kabak çekirdeği ye, maden suyu iç dedi :)
0
black holes in the sky
(02.02.26)
Su an doktorum dedi diye d vitamini aliyorum her gun ama bu takviyelerin her turlusunu son 10+ senedir aldim, magnezyum da dahil. Hicbirinde benim farkedebilecegim bir olumlu etki gormedim. Deneyimim bu.
0
hot potato
(02.02.26)
magnezyum malat kullanıyorum. yorgunluğa çare olsun diye. tamamen placebo. zaten omega 3 harici takviyelerin işe yaramadığı araştırılmış.
0
mikahakkinen
(02.02.26)
Ben göz seğirmesi için kullanıyorum ve faydasını görüyorum.
0
rahmi pinkfloydoglu
(02.02.26)
hamileyken doktorum sırt ağrılarım için magnorm yazmıştı. hatırlamıyorum faydasını gördüm mü... ama takviyeler konusunda çekimserim biraz. sadece d vitaminine inanıyorum çünkü ne zaman tahlil yapılsa düşük çıkıyor. doktor da sürekli kullan zaten güneş mi görüyoruz demişti. geçen eczanede konusu açıldı yine kreşe giden çocuk sebebiyle sürekli hastayız vs vs. d vitamini kullan, başka bişeye gerek yok dedi :D
0
elorelia
(02.02.26)
ben faydasını görüyorum hem migren hem yorgunluk/kas ağrıları için. huzursuz bacak sendromu için yıllar yıllar önce doktor önerisiyle başlamıştım. hangi tip magnezyuma ihtiyaç olduğunu bilerek almak gerekiyor fayda sağladığını anlayabilmek için, ben daha çok insanların rastgele popüler olan veya tavsiye edilen herhangi bir magnezyumu kullandıklarını gözlemliyorum. Doktora da mutlaka sorulmalı ama genel bilgi için;

youtu.be

ben mevsim geçişlerinde migren coştuğu için bir tane kahvaltıdan sonra, bir tane de akşam yemeğinden yaklaşık iki saat sonra alıyorum. 3 ay kullan 3 ay kullanma şeklinde ilerliyorum bütün takviyeler için.
0
Phoebe
(02.02.26)
Ben haftada 50km'den fazla koşuyorum ve üstüne ağırlık idmanı da yapıyorum. Magnezyum recovery ve kasılmalar için kesinlikle fark ediyor. Kullanmadığım ve kullandığım zamanlarda çok etkisini görüyorum. Uyku için olanın etkisini ben göremedim. Belki gören vardır.
0
gabe h coud
(02.02.26)
kabak çekirdeği çitleyerek başlayabilirsiniz.
0
klassno
(02.02.26)
(4)

karbon ayak izi

love and trust
bu karbon ayak izi dedikleri şey nedir? mesela epstein'in 2004 yılından kayıtlarının halen tutuluyor olması, "karbon ayak izi" dedikleri şey mi oluyor mesela?
bu karbon ayak izi dedikleri şey nedir? mesela epstein'in 2004 yılından kayıtlarının halen tutuluyor olması, "karbon ayak izi" dedikleri şey mi oluyor mesela?
0
love and trust
(01.02.26)
karbon ayak izi daha geniş bir tanım. doğaya verdiğimiz her türlü zarar aslında. işe toplu taşıma yerine kişisel aracınla gidiyorsan daha çok karbon ayak izin oluyor. ya da arabanda kullandığın yakıt, elektronik eşyalarını şarj etmen falan.
sizin sorduğunuz daha çok dijital ayak iziyle ilgili. elektronik ortamda bıraktığınız verinin takip edilebilirliğiyle alakalı. tabi bunların saklanması da doğaya zarar verdiğinden karbon ayak izi kapsamına girmekte.
0
black holes in the sky
(01.02.26)
Pek alakası yok genel temayla.

Sera gazları: CO2(karbondioksit), CH4(metan) bunlar karbonlu bileşikler.

Küresel Isınma: Atmosferde sera gazlarının birikimiyle ortaya çıkıyor.

Çözüm önerisi: O halde zorunlu olmayan sebeplerle insan faaliyetlerinden kaynaklı karbon salınımını durduralım. Zorunlu sebeple olan salınımlara da mümkünse alternatif geliştirelim veya kısıtlayalım.

Karbon ayakizi: İnsan olarak sizin bir faaliyetiniz sonucu gerçekleşen karbon salınımı veya doğaya karbon salınmasına yol açan üretim faaliyetinden yaptığınız tüketim sizin karbon ayak izinizdir.

Örneğin atmosferdeki karbonun büyük bir kısmı zamanla kömür ve petrol olarak toprak altında hapsolmuş vaziyette. Siz kömür ve petrol ürünleri kullandığınızda ya da bunlara dayalı üretim yaptığınızda yerine göre milyar, yerine göre milyonlarca yıl önce denklemden çıkan karbonu günümüz ekosisteminde atmosfere geri salmış oluyorsunuz. Bunlar da çevresiyle etkileşime girerek co2 ve ch4 olarak atmosferde birikiyor vs. vs.
+1
akhenaten
(01.02.26)
+1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(01.02.26)
Küreselci takımın belirlediği bir standart .
Bir tür gıda karnesinin daha geniş hali gibi düşün.
Sen şu kadar şey kullandın, yaktın, enerji sarfettin ve limiti aştın. Belli bir süre geçene kadar veya süresiz olarak bu tür şeyleri kullanmaktan tüketmekten vs. haklardan mahrumsun demenin projesi.
Ülke adını unuttum ama avrupa'da bir yerde alış veriş için kullanılan kredi kartı benzeri bir kartla denemeler yapılıyor.
Şöyle ki , kişi için belirledikleri günlük kalori değeri kartta tanımlanan kotaya göre günlük tanımlanan kalori limitinin üstünde yeniden benzeri bir gıda alındığında kart harcama yapmaya izin vermiyor.

Öyle görünüyor ki dünya nüfusunu kontrol etmeye çalışan ve şimdi bir çok devletin sorunu olan doğum artış oranın düşmesi yine bu zihniyete dayanıyor olmalı .

Bu zihniyet tek tek şahısları olumsuz etkileyen bir çok projenin hazırlayıcısı ama doğayı koruma karbon azaltımı hususunda büyük işletme fabrikalara hatta kullandıkları jetlere neden kısıtlama getirmezler ? bu da ayrı bir konu .
Benzin mazot gibi petrole dayanan fosil yakıtların kullanımının sınırlandırılması ve yenilenebilir enerji adı altında hazırlanıp bize oldukça şirin gösterilen uygulamalar da yine bu zihniyete dayanır.
-1
diyecevaplandı
(01.02.26)
(11)

Sikayet eden insanlara katlanamiyorum

Purple life
Su an kendim de sikayet ettigim icin bir celiski oluyor, evet.Ama sikayet eden insanlara katlanamiyorum. Havadan sikayet edenler, isinden sikayet edenler wtfffKomik bir sekil de sikayet edebilirsin. Ama ciddi ciddi mutsuz olan insanlarin sikayetlerini dinlemeli miyiz? Bedava terapi veriyormusum gibi
Su an kendim de sikayet ettigim icin bir celiski oluyor, evet.

Ama sikayet eden insanlara katlanamiyorum. Havadan sikayet edenler, isinden sikayet edenler wtfff
Komik bir sekil de sikayet edebilirsin. Ama ciddi ciddi mutsuz olan insanlarin sikayetlerini dinlemeli miyiz? Bedava terapi veriyormusum gibi hissediyorum. Cözüm de istemiyorlar. Anlasilmak ve pohpohlanmak motive edilmek istiyorlar wtfff

Ben düsünce kimse kaldirmadi. Insanlar neden düşük hissedince birilerine yapisarak ayaga kalkma ihtiyacı duyuyorlar?
-4
Purple life
(01.02.26)
ben de katlanamıyorum. bunların bir de bir tık üstü var. şikayet ettiği şeye çözüm bulur, yol gösterirsiniz ama aksiyon almazlar. çünkü onlar o şikayetle yaşamaya alışmış onunla beslenirler. onu elinden alırsanız vasıfsız kalırlar.
+1
Rondak
(01.02.26)
@rondak, cook dogru. Aradiklari cözüm degil. Sadece anlasilmak ve sen de kötü hisset istiyorlar. Asiri toksik geliyor.
0
🌸Purple life
(01.02.26)
Benim de katlanamadigim şikayet ederler ederler sen en ufak bir şey paylaşırsın yav bunu mu taktın modunda gezerler veya dinlemezler. Bence bu davranışı da her şeyden şikayet edenler yapıyor olabilir.

İkinci kategori de güzel şeyler yaşayıp kötüymüş gibi yansitip yine her şeyden şikayet edenler. "Ataninca da dertler bitmiyor kuzum" "yurtdışında da her şey pahalı" "araba aldık ama masrafı çok" bla bla
+1
egerbiryolcu
(01.02.26)
+2
klassno
(01.02.26)
sürekli şikayet duymak yorucu olabilir evet. ben yine de şikayet eden insanları da anlıyorum. çünkü kimsenin hayatı kolay değil ve herkesin mutsuz olmak için bir sürü sebebi var. bu insanlar duygularını bastırırlarsa o kişi veya çevresi açısından çok daha kötü sonuçlanabilir. herkesin psikoloğa verecek parası yok ne yazık ki. neyse ki chatgpt çıktı da herkes onunla dertleşiyor ciddi ciddi. bence oldukça faydalı oldu bu konuda.

çözüm diye sunduğunuz şeyler de size çözümmüş gibi geliyor ama aslında bilmediğiniz başka detaylar ve etkenler olduğu için, o şey çözümü geç, ek sorun bile yaratabilecek bir şey olabiliyor.

bu insanlar negatif değil. hayatları gerçekten bok gibi. çenelerine vuruyor mecburen. ülkemiz hatta dünyamız nereye gidiyor farkında değil misiniz? gülüp oynayabilecek bir hayat yok.

basit dertleri olanlara ben de anlam veremiyorum ama bir şey demiyorum. onlar da hep pamuklara sarılı gibi bir hayat yaşayınca en ufak bir pürüzde sarsılıyorlar galiba. alışkın değiller hayatın kötü yönlerine. şey gibi... birisi 30 bin lira borcum var diye ağlıyor, diğeri de 30 bin lira borcum olsa zil takar oynarım diyor ya insta reelslarında. tam o durum. :d
+1
art cat chocolate
(01.02.26)
@art, ülkemiz dünya kötüye gidiyor olabilir ama herkes ayni yerde.
Benim de düsününce bir ton derdim var. Herkesin var.

Bir derdi bir kere iki kere dert edinirsin ve paylasirsin. Degistiremiyorsan uyum saglarsin. Ben mi cok hödük düsünüyorum?
-3
🌸Purple life
(01.02.26)
@konusma, eger cözüm aramiyorlarsa niye dert anlatiyorlar? Bir degil iki degil.

Havadan sikayet etmek, işini sevmemekle ilgili şikayet edip durmak asiri immature.
-2
🌸Purple life
(01.02.26)
sürekli birlikte vakit geçirdiğiniz insanlar, sürekli birlikte geçirdiğiniz vakitte, sürekli şikayet ediyorlarsa evet oldukça bunaltıcı bir durum. bir de herkes benzer dertlerden muzdaripse. ben eskiden gazlamaya çalışırdım, artık bıraktım. sen nasıl istiyorsan öyle olsun, haklısın, doğru diyorsun, istediğini yap falan deyip geçiştiriyorum.
0
black holes in the sky
(01.02.26)
bir de şu var.

senin keyfin yerinde olduğu için, diğer insanların mutsuzluğu seni yoruyor. çünkü sen "o kadar da kötü değil ya hayat" düşüncesine kendini tam inandırmış ve biraz rahat hissetmeye başlamışken, hayatın kötü yönlerini duymak sinir bozucu olabilir. "hayat o kadar da kötü değil ne bu negatiflik, çok abartıyorlar her şeyi, mızmızlanmayı bıraksınlar artık yeter" gibi düşüncelerin oluyordur.

ancak sen de mutsuz modda olsaydın, diğer mutsuz insanlar seni rahatsız etmezdi. anlaşılmış hissederdin, "evet lanet olsun böyle işe yeter ya, bıktım artık bir işim de yolunda gitsin" falan diyerek sen de ona katılırdın. pozitif bir insan gördüğünde de o kişinin çok umursamaz, hayatı ve problemleri ciddiye almayan, sülalesi rahat, kaymak tabakadan biri falan olduğunu düşünür ve sinirlenirdin.

yani herkes bir döngüde aslında. bir ara pozitifiz, bir ara negatifiz. kendimiz gibi düşünmeyeni hemen damgalayıp kötülemek yerine, bir gün kendimizin de o noktada olabileceğini düşünüp anlayış göstermek lazım.
0
art cat chocolate
(01.02.26)
Doğal değil mi? Güçsüz hissediyorum, hayatta kalmaya ya da hayatta kalacağım hissine, o güvene ihtiyacım var, bunu da o güvene ve güce sahip birinden karşılamaya çalışıyorum. Bence gayet doğal. Doğal olması doğru veya iyi olması anlamına gelmese de doğal.

Bazı insanlar çok lüzumsuz şikayetçi ve olumsuzlar evet. Bazıları başkalarına verdikleri pozitif enerji ve manevi desteği kendilerine veremezler (ben) bazıları başkalarına da olumlu şeyler yansıtamazlar kendilerine de böyşe şeyler yaşatamazlar... Bu biraz bilinç, farkındalık, bilgi, değer verme meselesi. İnanç meselesi hatta, hatta hayat tecrübesi meselesi.

Bir de insan en çok görüştüğü 5 kişinin ortalamasıymış. Yakınında her gün görecek 5 kişi bile olmayanlar var. Olanların da olumsuz/kötümser olduklarını düşünürsek bu vaziyet virüs gibi yayılır tabii.

Her anlamda çok çok zor şartlarda yaşıyoruz, birbirimize destek vermezsek bırakalım başkalarını, kendi geleceğimiz için yaşama ihtimalimiz olan iyiliği engellemiş oluruz, kendimize zarar yani. Evet insanların olumsuz hallerine besin olmayalım tamam ama bizde olan gücü veya olumlu enerjiyi çevreye saçabilelim diye düşünüyorum.
0
muhayyer divan
(01.02.26)
şikayet değil de ben çok söylenen insanlardan sıkılıyorum. bi yere gideceğiz mesela, zevkine bak ne söyleniyorsun? yola söyleniyor, arabaya söyleniyor, şoföre söyleniyor, gittiğin yerde söyleniyor otururken söyleniyor kalkarken söyleniyor. böyle fenalık geçirdiğim oluyor.
0
Sadece soruyorum
(02.02.26)
(12)

Ne tarz şeyleri asla unutmuyorsunuz?

a perfect lie
Unutmamaktan kastım da hani bilinçli bir şekilde akılda taşımak gibi değil. Daha çok istemsiz bir şekilde korunan kendini hatırlatan bir şey olmasını kast ediyorum. Yani çabasız bir şekilde var olan kendi kendine akıldan gitmeyen şeyler. Size herkesin içinde söylenmiş kırıcı şeyleri mi? Size yapılan
Unutmamaktan kastım da hani bilinçli bir şekilde akılda taşımak gibi değil.
Daha çok istemsiz bir şekilde korunan kendini hatırlatan bir şey olmasını kast ediyorum.
Yani çabasız bir şekilde var olan kendi kendine akıldan gitmeyen şeyler.

Size herkesin içinde söylenmiş kırıcı şeyleri mi?
Size yapılan bir sürpriz mi?
Bir duyguya ait hisler mi?
Kişiler mi?
Size edilen yardım mı?

Ben çok genel örnekler salladım. Ayrıntılı yazabilirsiniz.

Teşekkürler.
-1
a perfect lie
(30.01.26)
Hiçbir şeyi aklımda tutmam. Çünkü hiç umursamıyorum.
+2
gobekliraki
(30.01.26)
Kötü olan şeyleri gerçekten zamanla unutuyorum ama iyilikleri hiç unutmam. Bana yapılmış iyilikler sayıca az olduğu için kıymetlidir.
0
kullanicadi
(30.01.26)
Bana yapılan kalleşliği yalanı dolanı hiç unutamam.
-1
Kahvedesu
(30.01.26)
bana kazik atani, bilincli kotuluk yapani unutmam.
0
cooperr
(30.01.26)
iyiyi de kötüyü de unutmam. sezar'in hakkini sezar’a, tanrinin hakkini tanriya veririm.
kimseye kasten kötülük asla yapmam; ama, canimi yakmaya calisana kendime zarar vermek pahasina bile karsilik veririm. iyilik borcumu da kötülük borcumu da misliyle öderim. dost oluyorsam da düsman oluyorsam da en iyisi olurum.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(30.01.26)
duygusal olarak hiç beklemediğim anda ve noktadan gelen şeyleri unutamıyorum. iyi anlamda olanları. zor ve dar günümde yanımda olanları unutmam.
yapılan ayıpları unutuyorum çok zaman... bazen olduğunda bile anlamıyorum. arkadaşlarımın hatırlattığı oluyor. mücadele etmekte zorlanacağım için beyin unutuyor herhalde.
0
black holes in the sky
(30.01.26)
Genel olarak benle ilgili söylenmiş çoğu şey aklımda kalıyor. Özel bir çabam yok ama ne kadar gereksiz de önemsiz de olsa aklımda kalıyor. Hatta o kadar aklımda kalıyor ki insanlar beni psikopat sanmasın diye bazen bilmemezlikten geliyorum.
0
substituent
(30.01.26)
Ateşi ve ihaneti. Asla
+1
artıküyeolmakistiyorum
(30.01.26)
Epizodik hafızam çok güçlü. Kolay kolay belli bir bağlamda yaşanmış hiçbir olayı veya söylenmiş hiçbir sözü unutmam.
0
auroraaurora
(30.01.26)
Kindar biriyim yapılan kötülüğü unutamıyorum. Bunun dışında sanırım her şeyi unutuyorum.
0
mutekebbir
(30.01.26)
saçmasapan şeyleri istemsizce hatırlıyorum. 96'da girdiğim öss sınavındaki ösym numaram veya en son 2003 de gördüğüm arkadaşımın gün-ay-yıl olarak doğum tarihi gibi.
0
orpheus
(30.01.26)
Hiç bir şeyi unutmam. Demans yok şükür. (Henüz) swh
0
gabe h coud
(31.01.26)
(12)

Yetişkinlik hayatınız boyunca...

sucvecezve
kaç kitap okumuşsunuzdur? Yani çocuk kitapları hariç soruyorum.
kaç kitap okumuşsunuzdur? Yani çocuk kitapları hariç soruyorum.
0
sucvecezve
(29.01.26)
Y30. Goodreadste listesini tutuyorum aktif olarak o yüzden biliyorum. 340 olmuş. Eksiği vardır artısı yoktur. Son 5 yıldır falan çok kitap okumuyorum ve aşırı özlüyorum delice kitap okuduğum zamanları.
0
chanandler bong
(29.01.26)
Ben de senelerdir goodreads kullanırım sayıyı oradan bildiriyorum 635. Ama buna storytelden dinlediğim kitaplar da dahil ama o sayı 50 filandir. Yıllardır storytel üyeliğim de var. Bazı okuduğum ve sevdiğim kitapları da oradan tekrar dinliyorum. (Sayılara dahil değil)
Hani para verip de almayacağım ama neymiş diye merak ettiklerimi de burdan dinliyorum.

Benim de bu sayıda eksik yoktur fazlası vardır. Bundan daha fazla okuyamadigim kitabım vardır. Daha vakit var.
0
a perfect lie
(29.01.26)
18-30 arası 200 civarı kitap okumuşumdur. aynı dönemde 500'den fazla film izlemişimdir.
0
summerjam0306
(29.01.26)
Ben de goodreadstan takibini yapıyorum ama 2 sene boyunca tam bir şekilde girmemiştim. 220 civarlarındadır. Son birkaç senedir okuma ağırlığı makale, kitap bölümüne kaydı.
0
black holes in the sky
(29.01.26)
450-500 vardır.
0
love and trust
(29.01.26)
Üniversiteye giderken 3 bin civarındaydı o zamanlar liste tutuyordum. Artık saymıyorum, zaten artık okumuyorum da.
0
Gradient_tabanlı_mor
(29.01.26)
268.
0
unalub
(29.01.26)
Goodreads'e kaydettiğim 234 varmış. Son 5 yıldır neredeyse hiç kitap okumuyorum ne yazık ki.
0
peki madem
(29.01.26)
Dinlediğim sesli kitaplarla birlikte 500e yakın
0
iwasbornonamountainside
(29.01.26)
2011'den beri goodreads hesabım var ve aktif kullanıyorum orada şu an okundu statüsünde 900 kitap var.
0
rayde
(29.01.26)
15 yaşında Henry Charriere' nin Kelebek'i ile Yaşar Kemal'in Ağrı Dağı Efsanesi'ni eş zamanlı okuyarak başladım. İlk yıllar okuduklarımın listesini tutardım ama sonra ipin ucu kaçtı. Ama net olarak, haftada bir kitap okuyorum diyebilirim. Aynı anda birkaç kitap okuyorum, patinaj yaptıran kitaplar, akıcılarla dengelenmiş oluyor.
Yılda 52 kitap. Toplam sayıyı vermeyeyim, yaşım ortaya çıkmasın.
0
Mirket
(29.01.26)
ilkokuldan beri aralıksız okuyorum ve bir yazarı seversem o yazarın bütün kitaplarını bulup okuyorum. bazen aynı kitabı birden fazla okuyorum .
2013 yılından beri tabletten okumaya başladım ve çok az kitap satın alıyorum. sayıyı tahmin etmem mümkün değil . çok kitap okuduğum için lisede psikoloğa götürülmüş biriyim.
kitapsever arkadaşımla büyük bir kitapçıya gittiğimizde rafların arasında gezerken bunu okudum, bunu da okudum , bu rafın tamamını okudum gibi cümleler kurabiliyorum .
Francesco Petrarca şöyle demiş ;
" Libri quosdam ad scientiam, quosdam ad insaniam deduxere "
(Kitaplar bazılarını bilgiye, bazılarını deliliğe götürdü.)
0
devilone
(29.01.26)
(4)

Konuşasım yok

gobekliraki
Ve bunu kimseye anlatamıyorum. Normalde çok sosyal, konuşkan, komik vs biriyim. Ama özellikle son 6 ayda hem mental hem fiziki rahatsızlıklar geçirdim, fiziki olanlar epey ağırdı (ölüme ramak kalmalar falan) . Nolduysa bu dönemde oldu, daha kendini dinleyen, gerçekten beni mutlu eden şeyleri yapmaya
Ve bunu kimseye anlatamıyorum. Normalde çok sosyal, konuşkan, komik vs biriyim. Ama özellikle son 6 ayda hem mental hem fiziki rahatsızlıklar geçirdim, fiziki olanlar epey ağırdı (ölüme ramak kalmalar falan) . Nolduysa bu dönemde oldu, daha kendini dinleyen, gerçekten beni mutlu eden şeyleri yapmaya başladım.
Eskiden sanki görevimmiş gibi ortamların neşesi gibiydim, ailemde sorunlar olurdu alakam olmamasına rağmen ben kendime dert ederdim.
Şimdi gerçekten canım mesela hiç konuşmak istemiyor gereksiz yere. Fikrim sorulmadıkça bişey demiyorum. Milletin büyüttüğü olayları, dedikoduları vs. sallamıyorum hiç.

Bu da insanlara dert oldu resmen ya. Bıktım her gün şu soruları duymaktan: "neyin var, hiç sesin çıkmıyor, iyi misin vs.vs.vs"
Ya kötü olduğuma dair bir emare dahi yok, sadece galiba beklentide olunan kalıptan taştım bu da milleti rahatsız ediyor.
Bu yaklaşımların da 1 tanesi bile samimi değil bu arada.
Bir kişi de demiyor ki "ulan adam neler atlattı, normal". Ne kadar egoist ya insanlar, anlayışı geçtim, saygı sıfır sıfır.

Arkadaş alt tarafı kendi kabuğuma çekildim. Gittin 20küsür yıllık hattımı kapattırdım, yeni numara aldım, 3-5 kişi harici kimseyle de paylaşmadım. Bunu duyan bile hadsiz hadsiz ya trip atıyor, ya direkt numaranı versene diyor. Vermek istesem verirdim zaten. Yıllardır aramayan insan numaramı vermedim diye trip atıyor. Sosyal medyam da olmadığı için zaten onların küçük beyinlerinde yokum ben, bunun farkındayım zaten. Ama bişeyin ucu dokununca hemen sahte sahte pozlara girmeler falan.

İç dökme gibi oldu ama arkadaş alt tarafı boş boş konuşasım yok. Hayır çıkmak istemiyorum seninle dışarı, hayır rakı balık canım çekmiyor, evet tek başıma yürüyüş yapacağım, Evet ne yaptıysam kendime yaptım.
Ben bu toksik diyaloglardan nasıl kurtulacağım ya birilerin kalbini ciddi anlamda kırmadan? Aylardır aynı döngüler, sabrım da taşıyor artık (ki o derece ki buraya iç dökmek zorunda kalıyorum aslında)
+5
gobekliraki
(28.01.26)
Dönüşüm falan inan bilmiyorum artık her neyse adı, çok sıkıldım bunlardan onu biliyorum. Hayır lafı laps diye koymadıkça giderek hadsizleşiyor ortam. Gelmiş diyor ki "sendeki imkan bende olacak ohooo, sen niye böyle oldun bi anda". Lan noldum it, işimde gücümdeyim, ben yine mutluyum, eğleniyorum, gelişiyorum, hayal kuruyorum falan. sana "eskortluk" etmiyorum o kadar.
+1
🌸gobekliraki
(28.01.26)
onları değiştiremezsin ama kendi bakış açını değiştirebilirsin. kimseye karşı bu konularda mesul olmadığını fark edince söyledikleri de umrunda olmayacak zaten.
+1
orpheus
(28.01.26)
geçmiş olsun öncelikle.
insanlar sağlık konusunda sınanmadıysa pek nasıl olduğunu anlamıyorlar. bu tarz durumlardan sonra nekahet dönemi de hemen bitemeyebiliyor ve sürekli iyiye giden, pozitif bir süreç olmayabiliyor. sadece fiziki değil manevi desteğe de insanların ihtiyacı oluyor. insanın ayağa kalkmak bile istemediği günler oluyor sağlık problemleri yüzünden. bazı etkileri daha kalıcı olabiliyor. biraz anlayabiliyorum sizi. ama eski duyurularınıza baktığımda sanki son sağlık problemlerinizden önce de biraz kabuğunuza çekilmeye başlayıp daha az sosyal bir yaşantınız olmuş. belki sadece hastalığınızla ilgili değildir. yaşınız, çevredeki arkadaşlarınızla hayatınızın farklı yollara sapması, muhabbetlerinin sarmaması, elinizde olmadan eskisi kadar sevmiyor ve anlattıklarına, hayatlarına ilgi duymuyor da olabilirsiniz. siz reddettikçe teklifleri azaltırlar. belki şunu düşünmekte fayda var mı bilmiyorum ama, eski halinize dönerseniz aynı tepkileri onlardan alma ihtimalinizde nasıl hissedeceksiniz?
0
black holes in the sky
(28.01.26)
lafı laps diye koymak iyidir. onlar da biraz kendilerine bakarlar.
+1
klassno
(29.01.26)
(6)

Çok iyi birinden ayrılmak istiyorum ama allahın belamı vermesinden korkuyorum

cambalkon
Konu başlıkta. Çok iyi birinden elektrik alamıyorum diyip ayrılmak yanlış mıdır?
Konu başlıkta. Çok iyi birinden elektrik alamıyorum diyip ayrılmak yanlış mıdır?
0
cambalkon
(27.01.26)
Dediğin gibi bi şey olsaydı dünyada insan kalmazdı.
+2
kizil karga
(27.01.26)
O enerji yoksa olmuyor ne kadar erken o kadar iyi
+2
olaylar olaylar
(27.01.26)
3 ay, 6 ay, 2 sene sonra ayrılmaktan daha iyidir. ilişkilerdeki tek parametre maalesef karşımızdakinin iyi olması değil. üzülür ama başka zaman ayrılırsanız daha çok üzülür muhtemelen. yol yakınken bırakın.
0
black holes in the sky
(27.01.26)
Siccin 8'in konusu değil mi bu?
Anlaşın öncelikle.
0
rhan
(27.01.26)
Yanlis degildir aksine dogrudur.
Devam ederseniz aksine o insana kotuluk yapmis olursunuz.
0
65 derece
(28.01.26)
popüler bir fikir olmadığının farkındayım ama çok severken sevgilisi tarafından terk edilip yıllarca arkasından zırlamış (ve bunu birden fazla kez yapmış) birisi olarak ben bu işte sorun görmüyorum. aşk meşk mevzuu fazlasıyla subjektif ama bir o kadar da rasyonellikten uzak şeyler. bunun bir matematiği, dengesi, kuralı yok. ha ahlak, görgü, empati vb. açılardan bakarsan elbette yapabileceğin şeyler var. şeffaf olmak, aldatmamak, ilişkide aldığın kadar da vermeye gayret etmek vs...

ama direkt olarak sevme veya tutulma eylemi zorlamayla olmuyor işte. elektrik alamadığına göre aranızda zaten şu an uzun vadeli, ciddi bir şey yok. şu noktada "benim marş basmıyor" deyip karşı tarafa bunu da nazik bir şekilde açıklamakta sakınca yok. kimseyi üzmek, kimseye "ayrıl coco" diye gaz vermek istemem tabii ben sadece kendi mantığıma uyanı söylüyorum.

bence birine "iyi" diye tutunmaya çalışmak da üzücü. inişler çıkışlar elbette olur ama bir insanın bana güçlü hisler duymayıp bu tür "rasyonel" sebeplerle bağlı kalması beni üzerdi. şerefimle üç sene ağlayıp zırlamayı, karşı tarafın beni sevmeyi meşrulaştırmak zorunda kaldığı bölük pörçük bi şeye tercih ederim.

demek istediğim "iyilik önemsizdir, aşk at hırsızlarını sever" değil. bir insanın iyi olması onu sevme sebeplerinden biri pekala olabilir ama gitmek istediğin noktada iyi olduğu için kalmaya çalışıyorsan orada gerçek bağdan söz etmek kolay değil bence.

ilişkisi olan, partnerini çok seven ve bu yazdığıma kızan varsa bi kendi sevgilisini/eşini düşünsün. herkes mi iyi, süper, tatlı? bu biraz sevmenin kendisinden kaynaklanan algıdır. sevilen insan iyi gelir, gerçekten iyiyse ballı kaymaktır. yoksa iyiymiş diye insan (romantik olarak) sevilmez. saygı, anlayış, huy güzelliği diyoruz ama o "güzellik" bile biraz sevmeden gelir. iyilikten değil.

siz dürüst davranırsanız karşınızdaki de iyi bir insansa bunu zaten kişiselleştirmez bence. gönlün istemediği şeyi zorlamanın hiç manası yok, bu karşı tarafa da ayıp.
+2
der meister
(28.01.26)
(7)

Goodreads

alice in potatoland
Kullanmaktan memnun musunuz?Ben de Goodreads hesabı açmak istiyorum. Asıl amacım okuduğumu takip etmek ve beni biraz gaza getirmesini sağlamak.
Kullanmaktan memnun musunuz?
Ben de Goodreads hesabı açmak istiyorum. Asıl amacım okuduğumu takip etmek ve beni biraz gaza getirmesini sağlamak.
0
alice in potatoland
(27.01.26)
Ben sadece okuduklarımı ve okumak istediklerimi unuttuğum için takip amaçlı kullanıyorum. Memnunum. Ama gaza getirmiyor.
+2
twelfth
(27.01.26)
2 şekilde gaza gelebilirsiniz. biz arkadaşımla öyle yapıyoruz. ikimiz de 2026 için hedef koyduk. bu hedeflerin içinde alt hedeflerde var basit hedefler. january reader gibi. bu ay tek kitap okusanız hedefi tamamlamış oluyorsunuz. bir de biz okuduğumuz sayfalara kadar sürekli update ettiğimiz için birbirimizin anasayfasında görünüyor. en fazla bu kadar rekabet haline getirebildik de gaza gelebiliyoruz :D yoksa en fazla insanların profillerindeki read sayısına bakıp vay anasını falan dersiniz. öyle bir mantığa oturtulmamış bir site.

edit: şimdi baktım mevsimlik challange olayı da varmış. belki bu motive edebilir. ama dediğim gibi rekabetçi bir arkadaşınız varsa daha etkili olur :D
0
black holes in the sky
(27.01.26)
ben de genel olarak takip için kullanıyorum da yıllık hedef koyabiliyorsun. O gaza getiriyor ayrıca yıllara göre sayfa sayısı ve kitap sayısı takibi var bu da motivasyon sağlıyor da bazen bende stres de yaratıyor, o yüzden çok bakmamaya çalışıyorum onlara.
0
high hopes of the sozluk
(27.01.26)
Kullanıyorum ve memnunum ancak Amazon'un alıp (Ki bu da muhtemelen çok büyüyüp kendisi kitap satmasın ya da başka kitapçılar tarafından alınmasın diye) tek çivi çakmadığı bir oluşum haline geldi ne yazık ki. Hem arayüzü, hem mobil uygulaması oldukça eski. Hem daha canlı bir komünitesi olabilir, hem de bir sonraki okunacak kitabı bulma konusunda çok daha iyi araçlar içerebilirdi.
0
salihdt
(28.01.26)
ben sadece takip amaçlı kullanıyorum, o kısmından memnunum. senelik olarak açıyorum mesela 2027 diye bi tane o yıl içerisinde okuduklarımı oraya atıyorum. bazen puanladığım da oluyor. çok pratik zaten bir tane kitabı okunan/okunacak listesine atmak üç saniyelik iş.
0
der meister
(28.01.26)
artık sadece okuduklarımı takip etmek için kullanıyorum ve % güncellemesi yaparak o anki düşüncelerimi ana öykudeki buyukolaylar hakkındaki yorumlarımı yazıyorum ilerde tekrar okursam referans olsun veya baktığımda notlarımı görüp yad edeyim diye.

açmaktan zarar gelmez güzel uygulama nadirende olsa benzer kitaplar öneriyor veya sevdiğin türdeki listeler işine yarıyor.

sesli kitap çok dinliyorum chicklit serileride uzun oluyor takip etmek için çok yararlı bazı kişilerin yorumları aşırı komik oluyor kitapla ilgili onları okumayıda seviyorum.
0
eja
(28.01.26)
O halde giriyorum ben de.
0
🌸alice in potatoland
(28.01.26)
(7)

Ortama girişken biri girince enerji düşmesi

egerbiryolcu
Birkaç keredir dikkatimi çekti ortama girişken konuşkan biri girince çok modum düşüyor kişiyi sevip sevmemekle yakın uzak hissetmekle mi alakali veya ruh halimin dalgalı olmasıyla mi veya başka bir sebepten mi bilmiyorum. Uykum geliyor konuşasim gelmiyor ağırlık çöküyor. Son iki farklı kişide yaşadı
Birkaç keredir dikkatimi çekti ortama girişken konuşkan biri girince çok modum düşüyor kişiyi sevip sevmemekle yakın uzak hissetmekle mi alakali veya ruh halimin dalgalı olmasıyla mi veya başka bir sebepten mi bilmiyorum. Uykum geliyor konuşasim gelmiyor ağırlık çöküyor. Son iki farklı kişide yaşadım. Herkeste ve her zaman değil. Dinlerken mi yoruluyorum veya anlamadım.?
+3
egerbiryolcu
(26.01.26)
bana da oluyor bazen. çok fazla konuşuyorsa, konuştuğu ilgimi çekmiyorsa, çok da ortak bir konu değilse ortamdan kopuyorum. sevdiğim biriyse bile dayanamıyorum bazen.
enerji işlerine inanıyorsanız, enerjisi iyi gelmiyordur.
0
black holes in the sky
(26.01.26)
Ben de bu cok oluyordu eskiden. Acikcasi kendi adima ozguven dusukluguyle alakali diye dusunuyorum. Gecmiste okul/dersane ortaminda yakin bir arkadasim vardi ama biraz problemliydi, baskinlik kurmaya calisiyordu. Ben de pisiyordum muhtemelen. Mesela 2 sene ayni dersanede kaldim, ilk senem sinifim disinda nerdeyse kimseyi tanimiyorken, ikinci senemde eleman gidince cok sosyal biri oluvermistim.
0
mbond
(26.01.26)
insanoğlu böyle değil midir zaten.

çok konuşan birinin yanında sen az konuşursun. düğünde oynak biri vardır sen sönük kalırsın. iştahlı birinin yanında az yersin. alışverişşinas arkadaşınla dükkana girersin o ne görse alırken tezgahtar sana da sorar. 'biz beraberiz arkadaşla' dersin kısık sesle.
0
yurtsuz john
(26.01.26)
Bana sık olur. Girişken değil de daha çok yuksek egolu gibi insanlar diyelim, girişken insan zaten seni beni mevzuya çeker hemen içli dışlı olunur, muhabbet gelişir falan filan. Ama baskın olmaya çalışan, ego sahibi kişiler geldiğinde temkinli olmak gerek.
+1
covered
(26.01.26)
Emiyor bazisi, ondan.
0
osssy
(26.01.26)
Sosyal anksiyeteyle kesin bir ilgisi vardır. Bana da oluyor.
0
sekizdokuzon
(26.01.26)
Ben de aynı şekilde hissediyorum ama benimki sosyal anksiye değil mesela. Bu tür insanların bencilliğini, empati yoksunluğunu, düşüncesizliğini ne ruhum ne bedenim kaldırıyor artık. Sanırım bu noktada insan kendini kapatınca bu gereksiz enerji alışverişine, karşıda konuşan kişinin sesi fondaki gürültüyle eşitleniyor. Bu da kafa şişiriyor.
+1
truf
(26.01.26)
(3)

Babaya doğum günü hediyesi saat

paintit
Merhaba,Babama saat alacağım. Ben Casio seviyorum diye Casio baktım, şu nasıl sizce?: https://shopcasio.ersasaat.com.tr/g-shock-g-steel-gst-b1000d-2adr-kol-saati-d2Başka öneriniz olur mu? Bütçe 20k civarı diyelim. (yukarıdaki saat istisna)Teşekkürler.
Merhaba,

Babama saat alacağım. Ben Casio seviyorum diye Casio baktım, şu nasıl sizce?: shopcasio.ersasaat.com.tr

Başka öneriniz olur mu? Bütçe 20k civarı diyelim. (yukarıdaki saat istisna)

Teşekkürler.
0
paintit
(25.01.26)
erkeklere deri saati daha çok yakıştırıyorum.
saat güzel ama babanızın tarzı ve giyimi de önemli burada. bir de hemen her gün takabileceği bir şey mi yoksa sadece özel günler için mi? belki buna da dikkat edebilirsiniz seçerken.
seiko 5 olabilir.
fiyatlarına hakim değilim ama tissot'un deri modelleri olabilir.
0
black holes in the sky
(25.01.26)
20k bütçeniz varsa casio almayın bence. o fiyata gayet iyi japon mekanizma otomatik saatler veya swiss made quartz saatler alabilirsiniz. mesela seiko 5'ler çok iyi bir "baba saati"dir. tamamen örnek olması açısından bir model göstereyim:

sinansaat.com

seiko'nun bu bütçe seviyesi modellerdeki tek dezavantajı safir cam kullanmaması, hardlex yani yine dayanıklı ama safire göre çizilme ihtimali daha yüksek bir cam kullanıyor. fakat aynı bütçede citizen'in klasik tsuyosa serisine yönelirseniz babanızın safir camlı bir otomatik saati olur.

www.konyalisaat.com.tr

babanız otomatik saati kurmakla uğraşmasın, kaliteli bir quartz mekanizma alsın 3-4 yılda bir pil değiştirip devam etsin derseniz de bütçenize göre tissot, seiko, citizen, swatch veya yine dediğiniz gibi casio alabilirsiniz ama bence casio için 20k seviyelerine çıkmayın.
+2
phoarbix
(26.01.26)
Daha uyguna daha iyi saatler alabilirsiniz. Bu aralar Quantum'un allstar serisini başarılı buluyorum, değerlendirebilirsiniz: www.konyalisaat.com.tr
-1
vampir akrep
(26.01.26)
(5)

Bir kişinin kefil olma olgusunu bloke etmek mümkün müdür?

santimantal
Bir yakınım var.Çok saf biri.Başına vur, ekmeğini elinden al.Çalışan biri ve kazandığı parayı bir şekilde başkalarına kaptırıyor.Tam bir sağmal inek.Parasını kaptırmaması için bazı önlemler aldık.Maaşı benimhesabıma yatıyor.Ama şöyle bir risk var: İnsanlar kefil olmasını isteyebilir.Bu durumda mahvo
Bir yakınım var.
Çok saf biri.
Başına vur, ekmeğini elinden al.
Çalışan biri ve kazandığı parayı bir şekilde başkalarına kaptırıyor.
Tam bir sağmal inek.
Parasını kaptırmaması için bazı önlemler aldık.
Maaşı benimhesabıma yatıyor.
Ama şöyle bir risk var: İnsanlar kefil olmasını isteyebilir.
Bu durumda mahvolur.

Hani gidip "akli dengesi yerinde değil" raporu alamayız. O kadar anormal bir insan değil. Ama saf işte.

Yani bir insan devlete gidip "benim kefil olabilme imkânımı elimden al" diyebilir mi?

Hukuki olarak bir şeyler yapılabilir mi?

Yahut, başka ne gibi önlemler alınabilir?
0
santimantal
(21.01.26)
Evli mi? Evliyse eşinin imzası gerekir kefil olması için. Belki o engelleyebilir.
Maaşını sizin hesabınıza yatırması da bir garip. Hayır demeyi, herkese güvenmemeyi öğrenmesi lazım. Psikolojik destek alsın bu sebeple elinde para tutamıyorsa. Siz muhtemelen kimseye kefil olma diye konuşmuşsunuzdur.
0
black holes in the sky
(21.01.26)
İstismarı engellemek için yaşlılara vasi atanabiliyor mesela, hukuki derken öyle bir şey soruyorsunuz muhtemelen. Ama karar verme kapasitesini kaybettiğini sağlık raporuyla belirlemek, mahkemeye başvurmak gerekiyor. Birine "saf" diye vasi atanmaz.
0
kobuzchu kiz
(21.01.26)
sulh hakiminden tasarruf ehliyeti ile ilgili kısıtlama kararı aldırılabilir. bu mümkün.
0
ground
(21.01.26)
akli dengesi bozuk yada muhakeme yeteneği kısıtlı olduğu içinse arkadaşlar cevabı vermiş. yok ama bu arkadaş başımızı çok yaktı uslanmıyor diye sorulmuş bir soruysa terapi yada evlatlıktan red gibi şeyler olabilir. sonsuza kadar bu kişinin arkasında duramazsınız. kendi ayakları üstünde durmayı öğrenmeli.
0
buenosdias
(21.01.26)
imanlı inançlı biriyse, dini hassasiyetleri varsa kur'an'a el bastırıp yemin ettirin kimseye borç vermeyeceğim, kefil olmayacağım diye.

dalga geçmiyorum. inançlı biriyse hiç beklemediğiniz kadar etkili olur. en azından "büyük yeminim var yapamam" diyebilir. yani insanlara hayır diyemeyen bir kişi bile olsa kefil olması istendiği zaman "büyük yemin ettim, annem babam yemin ettirdi yapamam" diye bahane öne sürebilir. insanlar bunu duyunca pek ısrar etmiyor, "boşver yemini falan" demiyor.
0
kibritsuyu
(22.01.26)
(14)

Türkçeyi Doğru Kullanmayanları Uyarıyor musunuz?

elektr10
Bazı kelimeleri yanlış söyleyenlere karşı tavrınız ne oluyor? Yani soğuyor musunuz veya onu uyarıyor musunuz yoksa hiçbir şey olmamış gibi devam mı ediyorsunuz? Mesela "iade etmek" kalıbına "geri iade etmek" veya "şarj"a "şarz" diyenlere karşı "dostum o kelime öyle denmez" diyor musunuz yoksa hiçbir
Bazı kelimeleri yanlış söyleyenlere karşı tavrınız ne oluyor? Yani soğuyor musunuz veya onu uyarıyor musunuz yoksa hiçbir şey olmamış gibi devam mı ediyorsunuz? Mesela "iade etmek" kalıbına "geri iade etmek" veya "şarj"a "şarz" diyenlere karşı "dostum o kelime öyle denmez" diyor musunuz yoksa hiçbir şey demiyor musunuz?

seneler önce bir kız vardı mesela hoşlandığım. bu tip yanlışlar yaptığı için acayip soğumuştum. bir de açık "e" ile konuşanlar var mesela...

Bu arada ben hiçbir uyarıda bulunmuyorum itici görünmemek için. sizde durum nedir merak ettim.
0
elektr10
(21.01.26)
ben bööööreğe tahammül edemeyip düzeltiyorum ya.
0
antihero
(21.01.26)
sevdiğim biri ise düzeltirim sadece. değilse banane.
+2
denef
(21.01.26)
Sıradan vatandaşı değil ama kamuoyu önüne çıkmış ve ısrarla yanlış kullananları uyarırım.

-Özellikle 'umarsız' sözcüğü. Koca koca herifler ısrarla 'umursamaz' anlamında kullanıyor. Çaresiz anlamındadır halbuki.

-Hali hazırda çoğul olan sözcüklere -ler, -lar eki ekleyenler. Eşkiyalar gibi. Eşkiya, şaki sözcüğünün çoğul halidir zaten. Yaşar Kemal bile yaptı bu hatayı.

-Sol, seküler kesimden politikacıların laaaik diye uzatarak telaffuz etmesi uyuz ediyor.

Yöresel şive ve ağızlara bir şey demem. O düzeltilecek bir durum değil.
+3
yurtsuz john
(21.01.26)
Ben eşkıya, evlat gibi Arapça aslı çoğul olan fakat Türkçede artık tekil anlamıyla kullanıma sahip olan sözcüklerin bu tarz kullanımının hata olduğunu düşünmüyorum. Sözcüğün zaman içinde anlam genişlemesine ya da daralmasına, değişik anlamlara uğraması çok normal. Ayrıca Arapçada hiç kullanılmayan ama bizim ürettiğimiz yüzlerce sözcük var. O halde onları da kullanmamak gerekir. Ki bu sözcükler sözlüğe tekil anlamlarıyla da girecek kadar yaygınlaşmış sözcükler.
Börek gibi kullanımlar da ağız özelliğidir. Kendi memleketinizden çıkana kadar farkına bile varmazsınız bazen. Kulağımı tırmalar ama uyarmam.
Ben mümkün mertebe uyarmıyorum. Yakın sınıf arkadaşlarımı uyarırdım, bazı hocalar takıktı telaffuza. Ama hoca, siyasetçi, uzman, bilim insanı gibi kişilerin bu konuda dil ve telaffuz hassasiyetinin olması gerektiğini düşünüyorum.
+1
black holes in the sky
(21.01.26)
Şarja şarz derse soğurum ve hicbi fikrini ciddiye alamam. Eşkiyalar derse soğumam
0
üğpoıuy
(21.01.26)
kafaya takılacak o kadar sorun varken bence bu tarz küçük şeylere takılmak pasif agresif hareketler. özellikle o yanlışı yapıp rahatsız edici kullanmıyorsa uyarmaya gerek yok.
-2
mikahakkinen
(21.01.26)
Ana dilin doğru kullanımı sadece yanlış telaffuzları düzeltmekten geçmiyor. Birkaç alan var, biri anlamlar, biri yabancı kelimelere yer verilmesi, biri yabancı bir dilin yapısını kendi diline uygulamak, biri evet yanlış telaffuzlar, biri imlâlar, biri bağlam ile ifade uyumu... çok alan var.

Bugün iş yerimde bir temizlikçi, diğer 2 temizlikçiye şöyle seslendi:

"Ben her zaman buradayım, olveys!"

Hiç kimsenin umurunda olmadığını düşündüren bir tepkisizlik vardı. Sesimi çıkarmadım. Söyleseydim nefret edecekti hassasiyet göstermesi gerektiğinden. Ailede de ilk okulda da diğer eğitim birimlerinde de bu hassasiyet ve saygı olmadığı için bu çaba kişilere ayrı bir bilinç ve irade "yükü" oluyor. İnsana kendi ana dilini kendisine yük etti birilerinin uygulamaları...
0
muhayyer divan
(21.01.26)
Uyarmıyorum. Ben daha çok son zamanlarda ortaya çıkan abuk sabuk kullanımlardan rahatsız oluyorum. yapıyor olacağım, geliyor olacağım gibi mesela. Böyle bir şey yok, nerden çıktı bilmiyorum. Bir de "bir yerden" kalıbı var. "şöyle bir yerden söylüyorum, duygusal bir yerden anlatmıyorum" gibi.
+2
dfn4
(21.01.26)
Sohbete dahil değilsem uyarmıyorum. Dahilsem de doğrudan doğruya bu söylediğin yanlış demiyorum ama doğrusunu tekrarlı bir şekilde kendim kullanıyorum.

Tabii bu durum uyarının üslubuna da bağlı. Şahsen ben uyarılmaktan hoşlanan biriyim. Her insan hata yapabilir ancak hata yapmak, o kişinin konuyu yanlış bildiği anlamına da gelmiyor. Örneğin, yazım kurallarına normalde dikkat eden birisi o anlık bir hata yaptığında, bir başkasının uyarı adı altında aşağılayıcı yaklaşımı, takdir edersiniz ki diğerinin gözünde oldukça itici görünüyor. Sosyal medyada insanlar birinin hayatından gördükleri anlık bir kesiti o kişinin hayatının geneliymiş gibi yorumlama hatasına sıkça düşüyor.
+1
akhenaten
(21.01.26)
uyarmıyorum ama "yapıyor olacağız" "geliyor olacağız" tarzı kullanımlara sinir oluyorum. tek kelimeyle ifade edilecek bir durumu plaza diline uyarlamak sinir bozucu. yapacağız edeceğiz de geç öyle değil mi?

bir de tolerans yerine tolerasyon diyenlerin ağzına biber sürsek düzelir mi?
+2
exlibris
(21.01.26)
akhenaten gibi konusmada dogrusunu soylerim ama direkt duzeltmem.

yazida yanlis yazilan da ve ki ekleri zaten umutsuz vaka. ama yaygin yanlis bilinen seyleri duzeltebilirim. ornegin murdara mundar diyebiliyor cogu kisi.
0
antikadimag
(21.01.26)
çok yakınımsa evet. yalnız patronun tekabül yerine her seferinde tekamül demesi beni aşırı zorluyor.
0
lazpalle
(21.01.26)
çevremdeki herkes ama gramer nazi diyor. onun dışında yeni tanıştığım veya çok samimi olmadığım insanlara karışmıyorum. ha şöyle mesela yanlışını duyuyorum ve karışmıyorum dedim ya, konuşma sırası bana gelince doğrusunu söylüyorum belki anlar diye ama ı ıh olmuyor. bir kere diline yerleşti mi düzeltemiyorlar kolay kolay. 1 aydır falan sürekli emlakçıyla görüşme halindeyim mesela, o kapora dedikçe ben kaparo diye düzeltiyorum ama ı ıh alışmış bir kere.
0
neira
(21.01.26)
Kullana kullana dile yerleşip yazımı/anlamı evrimleşen/değişen kelimelerle kavga etmeyi yersiz buluyorum. Umarsız umursamaz değil evet ama toplumun %90'ı bu anlamda kullanıyorsa artık bu anlama geliyordur. Dil, konuşanlar arasında yapılmış bir sözleşmeden ibaret bir şey ve buna kutsallık yüklemek mantıksız. Türkçe konuşanların tamama yakını umarsız=umursamaz olarak kabul ediyorsa bu artık böyledir, kavga edemezsiniz.

Evrak, eşya, evlat, eşkiya gibi sözcükler Türkçede tekildir. Sözcüğün hangi dilden hangi gramer kuralıyla geldiği Türkçe konuşan bireyi ırgalamaz. Evraklar, eşyalar gayet doğru bir kullanımdır.

Şarj/şarz olayına takardım eskiden ama onu da saldım yani kim ne istiyorsa desin. Dil sadece iletişim kurmak için bir araç, bu amacı karşılıyorsa tamam diyip geçiyorum. Ama internette bazen ne yazdığı belli olmayan, dilbilgisi tamamen uçup gitmiş yorumlar oluyor, onlara kafayı takıyorum anlam belirsizliği olduğu için.

Bi de şu iki saat diksiyon dersi alıp, kendini Sezen Cumhur Önal sanıp "Türkçe yazıldığı gibi okunmaz, yapacağız yazılır yapıcaz okunur" diyen tiplere uyuz oluyorum. Türkçe yazıldığı gibi okunur, bir şeyin okunması ve telaffuzu farklı kavramlar. Telaffuz ederken de yapacağız demek de yapıcaaz demek de doğrudur, TRT'nin zamanında uydurduğu yapay bir Türkçe telaffuz kurallarını kutsal kitap gibi tek doğru konuşma şekli sananlar sinirlerimi hoplatıyor.

Samsun-Adana hattında büyüyüp açık e ile konuşan kişiler eskiden rahatsız ederdi ama ona da alıştım. Eskiden en çok onları düzeltirdim ve asla anlamıyorlardı açık ve kapalı e arasındaki farkı :D
0
nundu
(22.01.26)
(12)

Radiohead kadar müthiş ne var?

michael_knight
Gençliğimden beri Radiohead’i takip ediyorum. Müzik konusunda müthiş bilgili veya gurme zevkleri olan biri olduğumu da söyleyemem. Ama Radiohead’de (sanırım OK Computer albümünden sonra iyice artan) teknik olarak müthiş başarılı bir durum var. Armoni, duyguları dalgalandırması, bambaşka sesleri bir
Gençliğimden beri Radiohead’i takip ediyorum. Müzik konusunda müthiş bilgili veya gurme zevkleri olan biri olduğumu da söyleyemem.
Ama Radiohead’de (sanırım OK Computer albümünden sonra iyice artan) teknik olarak müthiş başarılı bir durum var. Armoni, duyguları dalgalandırması, bambaşka sesleri bir arada kendi amacına hizmet edecek şekilde bilinçli şekilde kullanabilmesi vs. Gördüğünüz gibi terimleri çok iyi bilmediğim için iyi de tarif edemiyorum.

Anlatmak istediğimi anlatabiliyor muyum?

Buna benzer şekilde insanı büyüleyen sanatçı, grup, albüm, şarkı önerebilir misiniz?
-1
michael_knight
(21.01.26)
royksopp

radiohead biraz overrated. sorry.
+1
dedim dedim de kime dedim
(21.01.26)
-Depeche Mode

-Cemali
+1
yurtsuz john
(21.01.26)
Radiohead'dan daha müthiş çok şey var bence. 70'ler progresif rock müziği bence, günümüze yaklaşın Dream Theater, biraz metale yaklaşayım derseniz TOOL.
+1
black holes in the sky
(21.01.26)
duyguları dalgalandırması noktasından girip ilk aklıma gelenlerden serpiştiriyorum. müzik olmasa ne yapardık harbiden bilmiyorum.

open.spotify.com

open.spotify.com

open.spotify.com

open.spotify.com

open.spotify.com

open.spotify.com
0
lüzumsuz adam
(21.01.26)
rush
tool +1
sleep token
meshuggah (şeytan çıkartmalı exorcistli metal sevmiyorsanız size gelmeyebilir)
+1
cay koy geliyorum
(21.01.26)
Depeche Mode
Oasis
0
HellKeePer
(21.01.26)
depechemode gençliğine denk gelmiş bir gençlik bu soruya direk D.M. diye cevap verecektir. U2 es geçmemek gerekir.
kısaca dans etmek derin duygularda dolanmak istiyorsan D.M.
zihni meşgul edecek karmaşık ve güzel bir müzikal yolculuk arıyorsam: Radiohead.
coşkuya ihtiyacım varsa,ve güçlü hissediyorsam: U2
0
jamswety
(21.01.26)
pink floyd
linkin park
0
fugnar
(21.01.26)
hissettiğiniz şeyi anlıyorum ama radiohead'i radiohead yapan biraz da bu konuda eşsiz olmaları. ben yine de bana aynı hisleri yaşatmayı başarabilmiş diğer grupları aşağıya bırakıyorum;

king crimson
black country new road
the cure
+3
beatbox yapan metalci
(21.01.26)
ne istediğinizi biliyorum.

the smile – the smoke
the smile – pana-vision
sigur rós – svefn-g-englar
pink floyd (zaten biliyorsunuz)
portishead – roads
talk talk (thom yorke'un etkilendiği grup)
+1
hadi ya la
(21.01.26)
usttekilere ilave Porcupine Tree deneyebilirsiniz.

Bu arada Radiohead seven adama meshuggah öneren zalım :)) seni de not ettim (ilk albumlerindeki fusion soloların hastasıyım)
+2
makbur
(21.01.26)
Massive attack
Archive
0
baldur2
(22.01.26)
(4)

Akıllı Çocuk Saati

kacakkk mi
Merhaba, Yeğenlerim için kaliteli, işlevsel akıllı bir saat arıyorum. Hangi markaları ve modelleri önerirsiniz, yoksa akıllı çocuk saatlerinin gereksiz, Çocukların hevesini aldıktan sonra kenara attığı bir oyuncak olarak mı düşünüyorsunuz? Şimdiden teşekkürler!
Merhaba, Yeğenlerim için kaliteli, işlevsel akıllı bir saat arıyorum. Hangi markaları ve modelleri önerirsiniz, yoksa akıllı çocuk saatlerinin gereksiz, Çocukların hevesini aldıktan sonra kenara attığı bir oyuncak olarak mı düşünüyorsunuz? Şimdiden teşekkürler!
0
kacakkk mi
(21.01.26)
Kullanım amacına göre çok değişiklik gösterir. Benim ufaklığa aldım ve aktif bir şekilde kullanıyoruz ve çok memnunuz. Model olarak tcl m40x'i tavsiye ederim. Tek eksi yönü şarzı biraz az gidiyor (1 tam gün), onun harici f/p ürün diyebilirim.

www.akakce.com
+2
josefen
(21.01.26)
ne gerek var? amac cocugun takibi ise bir air tag alip ayakkabisina giysisine falan ilistirin. saate ozeniyorsa dijitial olarak sadece saat fonksiyonlu birsey alin gecin. Danimarka okullardan dijital ogretim materyallerini kaldirdi. bu saatler vb okullarda cocuklarin dikkatini dagitan ogrenciler arasinda sende var bende yok karsilastirmasina goturen ayrimci birsey. doktorlar bas bas bagiriyor cocugun beyin gelisimi icin dijital ekranlar hic iyi sonuclar vermiyor diye. kaldi ki akilli saat yetiskinler icin bile kullanimi havada kalan birsey yani. ay beni fenalik basiyor. almayin aldirmayin.
+1
warrior princess
(21.01.26)
Warrior princess +1
Ben akıllı saati kendim de pek sevmem. Bir müddet kullandım, hediye diye. Taktığım her gün kendi klasik saatlerimi takamıyorum diye içim gidiyordu kdkfkdkf. Çocuğun mazallah güvenliğinden endişe edilecek bir durumda kolundan bu saatin çıkarılması 2-3 saniye alır. Hem kendisinin hem başkasının Allah korusun. Warrior princess'in dediği gibi airtag daha mantıklı.
Bizim yeğene de saatçiden kendi istediği, renkli, desenli bir saat aldık çok mutlu oldu. Sürekli takıyor. Zaten televizyon, tablette yeterince vakit geçiriyor bir de kolunda ekran taşımasına gerek yok diye düşünüyorum.
+2
black holes in the sky
(21.01.26)
konuya ek olarak son dönemlerde çocuklar için çok zararlı olduğu yönünde açıklamalar yayınlanmaya başladı.bi araştırın derim.
+1
jamswety
(21.01.26)
(14)

İnsanlar niye düzeni devam ettirmiyor?

chicha_v2
Tamam kaos, entropi falan da abi muftakta tüm çatallar, bıçaklar, bardaklar, tabaklar boyutlarına göre raflarda dizili. Annem/eşimin annesi gelip makineyi bir boşaltıyor her şey bambaşka yerlerde. Kaşığı bıçağın üzerine bırakmış, çay bardağı kupaların rafına çıkmış vs.E orada bi düzen var, ona uydur
Tamam kaos, entropi falan da abi muftakta tüm çatallar, bıçaklar, bardaklar, tabaklar boyutlarına göre raflarda dizili. Annem/eşimin annesi gelip makineyi bir boşaltıyor her şey bambaşka yerlerde. Kaşığı bıçağın üzerine bırakmış, çay bardağı kupaların rafına çıkmış vs.

E orada bi düzen var, ona uydursana. Niye bozuyorsun mevcut düzeni değil mi? Sonra arkasından bir kişi daha uğraşıyor iki kere iş yapılıyor.

Sizde de böyle mi yoksa sadece bizimkiler mi dağınık, umursamaz?
-3
chicha_v2
(21.01.26)
Evinizin işini neden annen ya da eşinin annesi yapıyor ki? Merak ettiğim için soruyorum.
+7
rock n roll
(21.01.26)
en sinir olduğum şeydir benimde. aldığını aldığın yere koy fazlasını beklemiyorum zaten. bence tamamen umursamazlık. senin örnekte de mesela umursamazlık var. çünkü zaten herşey bir düzen içinde.

kendi düzenine göre yerleştiriyor diyenler içinde, gitsin kendi evinde kendi düzenine göre yerleştirsin.
-1
gercekdunya
(21.01.26)
herkesin kendi düzeni var. herkes kendi düzeninin en mantıklısı olduğuna inanıyor.

kendi mutfağına sokma madem o kişileri.

kendilerince en doğru düzeni yapıp sana öğrettiklerini bile düşünüyor olabilirler.
+7
art cat chocolate
(21.01.26)
insanın kendi düzeninin sürdürülebilir ve devamlılığı olması elbette tercih edilen ve güzel olan şey. ama bu kadar takılmaya da gerek yok, bu tür hassasiyetler gün geçtikçe kemikleşiyor ve ileri yaşları çok zorlaştırıyor, hem bireyin kendisi hem de çevresi için. kaşıklar bıçağın üzerine konulduğu için oradan alınıp kullanılması size en fazla 3 saniye kaybettirir, çay bardağı kupalarla aynı rafta duramaz diye kanun hükmünde kararname yok.

ben yalnız yaşıyorum, kendimde bu tarz her şey yerli yerinde olmalı emarelerinin artmaya başladığını yakaladığım anda eve arka arkaya özellikle çoluklu çocuklu arkadaş çağırıyorum ve zihnen resetleniyorum. çünkü yaşım daha da ilerlediğinde çok keskin sınırları, düzeni olan huysuz bir ihtiyara dönüşmek istemiyorum.

asgari düzeyde düzen kesinlikle ok ama bu düzenlerin ara sıra esnemesi, değişmesi, dönüşmesi, aksaması da tolere edilebilir ve dahi mizahı yapılabilir olmalı.

edit: yazdıklarımın tamamı çıkmamış. bu illa ki umursamazlık değil. o gün uykusunu alamamıştır, kupaların olduğu rafa boyu daha rahat yetişmiştir, kafası doludur vesaire vesaire de olabilir. insanız, normal.
+2
Phoebe
(21.01.26)
Bundan ben de müzdaribim ya. Başlarda ev işlerine yardım etmek istediklerinde işime geliyordu oh yardım eden var diye ama şimdi kırmadan reddetmeye çalışıyorum. sakın dokunma yorulma falan diyorum. düzenimi bozuyorsun desen suç, izin versen sen yorulcan. çok gıcık bi durum. dokunma dediğim halde dokunuyorlar bir de.
onlara göre bizim düzenimiz saçma oluyo, kaşıkların ayrı bölmede olmasındansa her şeyin tek bölmede karman çorman olması onlara göre daha "mantıklı", sen de bunu yapmadığın için "aptal"sın gözlerinde. ondan.
-1
nolmus yani
(21.01.26)
@rock Evde bebek var normalde sokmuyorum ya da her defasında işlerimi onlara yaptırmıyorum. Ben ya da eşim meşgulken giriyor ister istemez. Bırak yapma desem de bir iş de ben yapayım size yardımcı olayım boşa mı geldim yanınıza hep oturacak değilim ya diyor. Merağını giderecek kadar bilgi verebildim mi daha fazla detay ister misin?
-3
🌸chicha_v2
(21.01.26)
Başka birinin evinde bulaşık makinesini boşaltarak ona yardım etmiş oluyorum. Arkamdan “tam benim düzenime göre yapmamış” denmesi kalbimi kırardı. Duysaydım bir daha kolay kolay elimi sürmezdim.

Herkesin alıştığı bir düzen veya düzensizlik var. Kimisi çatalların aynı yerde olmasına özen gösterir, kimisi aynı yöne bakmasına, kimisi boy sırasında olmasına, kimisi de sadece çekmeceye girmiş olmasına. Demek ki onlar son söylediğim anlayışa daha yakınlar.
Kendinizi sinirlendirmeden, onların da kalbini kırmadan önce ellerinden geldiği kadar, kendi anlayışlarıyla size destek olduklarını farkedin, bunun için şükran hissedin ve sizi rahatsız edenleri düzeltiverin.
Onların amiriymiş gibi bir his olmasın içinizde.
+1
michael_knight
(21.01.26)
Daha fazla detay isterim.
+2
rock n roll
(21.01.26)
Ben de nefret ederim. Yıllardır ev arkadaşlarımın anneleriyle yaşadığım sorun oldu bu gelip kaldıklarında. Uğraşıp ediyorlar, ayıp olmasın diye bir şey de diyemedim. Ben o yüzden başkasının evinde bu işi yapmayı sevmem, sürekli sorarım. Aile evine döndüğümde de genelde bir şeyler değişmiş olur, o zaman da tek tek sorarım.
0
black holes in the sky
(21.01.26)
O kadar ince düşünmüyor.

Ne Olacak Şimdi filminde bunu çok net görüyorsun. Adile Naşit gelinin evine geliyor ve kanepedeki kırlentlerin yerini değiştiriyor, onu alıyor buraya, bunu alıp oraya koyuyor. Gözüne daha iyi geliyor öyle.
0
gabe h coud
(21.01.26)
E siz de düzeni devam ettirmeye çalışıyorsunuz?
-1
substituent
(21.01.26)
(bkz: el elin eşeğini türkü çığırarak arar)

bu tarz seylerin cevaplari icin atasozlerine bakmak lazim..
0
cooperr
(21.01.26)
bu yasa kadar ogrendıgım bişey varsa düzen takıntısının çok zararlı olduğu. üstelik bunu söyleyen kişi 20 yılını muhteşem bir düzen ve rutin içinde yaşayan biri.
+1
buenosdias
(21.01.26)
Şöyle bir duyuru açmak çok ayıp değil mi ya? Bir ben mi böyle düşünüyorum?

Evlenmişsin, evine misafir olarak gelmesi gereken anan baban evine geliyor yetmiyor bir de işini yapıyor, bu da yetmiyor kasigi bicagi bardagi duzgun koymadi diye şikayet ediyorsunuz..

Makinayi niye annen boşaltiyor abi?
+3
makbur
(21.01.26)
(22)

Kuryeye bahşiş veriyor musunuz?

sonhakan
...
...
-1
sonhakan
(20.01.26)
kuryeden kastınız yemek ise evet veriyorum ya da bozuk yoksa (bozuk dediğim de 20-30-40 veya 50 lira) uygulama üzerinden bahşiş veriyorum.

sanal markette de çok fazla yük varsa yine veriyorum ama amazon, dhl, ups gibi kuryelere vermiyorum.
+1
elektr10
(20.01.26)
vale için ve kurye için bahşiş vermek hiç içimden gelmiyor ve vermiyorum. İşi küçümsemek için değil ama zorunluluk gibi bahşiş beklentisi var sanki :(
+1
girişemeyengirişimci
(20.01.26)
su, yemek ve ağır (kedi maması, kumu, market gibi) alışverişleri getiren kuryelere kesin veriyorum. bunlar çoğunlukla motorcu oluyor.
trendyol, amazon gibi genelde arabayla ve zarf boyutunda şeyler getiren kargoculara her seferinde vermeyip; arada bir toplu veriyorum.
+2
lil siztah
(20.01.26)
bozuk paranın bir anlamı varken veriyordum. kağıt para veresim gelmiyor.

ancak, yağmur, kar gibi kendim gitmeye üşeneceğim zamanlar mutlaka veriyorum.
+1
gabe h coud
(20.01.26)
Abi kurye benden daha çok kazanıyor sipariş verdim diye onun bana bahşiş vermesi lazım.
+10
kizil karga
(20.01.26)
markette kasiyere vermediğim gibi, benzin dolduran pompacıya vermediğim gibi, beni istediğim durakta indirdi diye iett şoförüne vermediğim gibi kuryeye de vermiyorum. işi bu zaten. bir insana işini yaptı diye bahşiş verilmez.
+2
yazar yazmaz yazan yazar
(20.01.26)
verdiğim sipariş 15 dakikada sıcacık falan gelirse veririm bazen. yoksa normal veya geç sürede getirene hayatta vermem.
0
bobinhoo
(20.01.26)
Vermiyorum. Bahşiş kültürü birkaç ülke dışında bir norm değil.
0
runaway
(20.01.26)
yağmur çamurda birşey istersem(yemek-getir) kesin veriyorum, normal kargo trandyolcularada ağır birşey istersem veriyorum.
ayrıca 2 damacna su söylüyorum hep onada kesin veriyorum ama verdiğim miktar 10 ve 20 fazlasını vermedim hiç.
0
eja
(20.01.26)
valeye vermem. motorla yemek getirene veriyorum.
+1
mikahakkinen
(20.01.26)
herhalde bi 10+ senedir online sipariş veririm. hiç bahşiş vermedim. çikolata ikram ettiğim oldu ama.
0
tabudeviren
(20.01.26)
Sayginligim icin veriyorum. Cok hurmet gosteriyorlar. Her isim cozuluyor.


Dosya tarzi seyler getirenlere vermem pek. Yemek kuryerlerine de vermiyorum.

Sucuya veriyorum.

Ozellikle normalden daha agir seyler getirenlere veriyorum.
0
die fetten jahre sind vorbei
(20.01.26)
iş tanımındaki görevini yapan ve bunun için maaş alan birine hiçbir zaman bahşiş vermem.
+2
my fault
(20.01.26)
evet.

az evvel dönercinin kuryesine verdim mesela.
-1
yurtsuz john
(20.01.26)
damacana su getiren kuryeye veriyorum, hava yağmurlu-karlı veya geç saatler ise yemek getirene de veriyorum.
-1
orpheus
(20.01.26)
%90 oranında veriyorum. genelde 20tl gibi
0
awlmi
(20.01.26)
Yemek sipariş uygulamaları getirme ücreti uygulamasını devreye alana kadar arada bir verdiğim oldu. Şu an vermiyorum.
+1
black holes in the sky
(20.01.26)
Vermiyorum, bahşiş kültürü yerleştikçe maaşları düşmeye devam edecek. İşini yapan biri hayatını sürdüreceği kazancı elde etmek için bahşişe gereksinim duymamalı. İşveren bu ücreti karşılamalı. Ancak bahşişler yaygınlaştıkça ücret belirlenirken bir kıstas haline gelmeye başlıyor.
+2
akhenaten
(20.01.26)
ogrencilik donemimde yapmadigim is kalmadi, kuryelik de yaptim, 2 sene yaslilara ilac dagittim. maas cok dusuktu, bahsis icin calisiyordum.

ayagima hizmet getiren herkese dolgun bahsis veririm.
0
cooperr
(20.01.26)
Yemek getirenlere veriyorum. Özellikle de hızlı geldiyse ödüllendirmek mantıklı geliyor.
Soğuk ve yağışlı havalarda daha bonkör oluyorum.
Toplam yemek fiyatının yanında çok fazla bir şey fark ettiğini düşünmüyorum.
0
burfak
(21.01.26)
değişir
0
Ala123
(21.01.26)
Yaşı küçükse veya hava kötüyse veriyorum sadece.
0
iwasbornonamountainside
(21.01.26)
(12)

Davet kombini (resimli)

egerbiryolcu
https://hizliresim.com/5r4eqsdSalon tutulan bir akraba nişanı için bu iki elbiseden biri olur mu?İkisi de olmazsa nasıl bir şey önerirsiniz?Şubat ayı içinde olacak salon sıcaklığını bilmiyorum dışardan da uzun bir kabanla idare edilir diye düşündüm.Elbise seçmeye çok vakit ayırmak istemediğim için e
hizliresim.com

Salon tutulan bir akraba nişanı için bu iki elbiseden biri olur mu?
İkisi de olmazsa nasıl bir şey önerirsiniz?
Şubat ayı içinde olacak salon sıcaklığını bilmiyorum dışardan da uzun bir kabanla idare edilir diye düşündüm.

Elbise seçmeye çok vakit ayırmak istemediğim için elde olan en uygun bunları buldum.
+1
egerbiryolcu
(19.01.26)
İkisi de olur ama siyah daha güzel gibi bence.
0
orient blue
(19.01.26)
siyah +1
ayakkabilari degistir allahasen..
0
cooperr
(19.01.26)
@cooper
Ya evet on yıl önce giymiştim de topuklu giymeyi hiç beceremiyorum bakicam bı şeyler:/
0
🌸egerbiryolcu
(19.01.26)
siyah +1
2-5 cm'lik bir topuklu ayakkabıyla sorun yaşamazsınız. şimdiden alıp şubata kadar alıştırma yapabilirsiniz :D
+1
black holes in the sky
(19.01.26)
Siyah +1
0
kisa
(19.01.26)
Maşallah diyerek kırmızı
+1
messina123
(19.01.26)
Siyah bana daha nikah gibi bir ortama uygun göründü. Renkli, desenli falan bişey daha iyi olurdu bence. Ama devir ekonomi devri derseniz, siyah olsun.
0
lil siztah
(19.01.26)
Siyah +1
0
pro9it9is9
(19.01.26)
lise mezuniyetiyse ikisi de ok
-4
artıküyeolmakistiyorum
(19.01.26)
kırmızı diyorum
ama başka bir ayakkabı giy altına.
0
rain when i die
(19.01.26)
İkiside garip kaçmaz.
0
kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(20.01.26)
kırmızı mevsime uygun değil çok günlük gibi duruyor. siyahın duruşunu sevmedim.
o yüzden öneriyle geldim.
www.koton.com

Geçen görmüştüm giyecek etkinliğim olsa da giysem diyordum :))
tam olarak mankenin kombin şubatta kapalı mekan akraba nişanına uygun bence.
+1
Kediyi üzdün
(20.01.26)
(7)

6.500.000 tl paran olsa ne yapardın? (Yatırım odaklı)

thefirstaction
Senaryo şu. Yaş 30, erkek. Özel sektör çalışanı. Bekar, çocuk yok, evlenmeyi de düşünmüyor.Ele geçen 6.500.000 tl bir para ( miras bölüşümünden kalan payı olarak düşünün)Halihazırda oturacağı ev yok, ya kiraya çıkacak, ya istanbul dan ev alıcak. Arabası da yok.Bu para en mantıklı makul olarak nasıl
Senaryo şu. Yaş 30, erkek. Özel sektör çalışanı. Bekar, çocuk yok, evlenmeyi de düşünmüyor.

Ele geçen 6.500.000 tl bir para ( miras bölüşümünden kalan payı olarak düşünün)

Halihazırda oturacağı ev yok, ya kiraya çıkacak, ya istanbul dan ev alıcak. Arabası da yok.

Bu para en mantıklı makul olarak nasıl değerlendirilebilir? Herkesin görüşüne açığım.
0
thefirstaction
(18.01.26)
Oturacağım ev yoksa, hemen gider alırım. Net.
+7
Mirket
(18.01.26)
Mirket +1
+2
black holes in the sky
(18.01.26)
Bir tane ev alınmalı bence de bu senaryoda. Ama paranın hepsiyle mi?

Yani mesela 2.500.000 e kadar 1+1 daire. 500.000 tl civarına ikinci el bir araba. Geri kalanı Dolar/altın/hisse senedi/arsa tapusu/yatırım fonu vs. Bu tarz bir sepet yaparak, ilk baştaki sermayemin enflasyona karşı ezilmemesini istiyorum. Burda sadece biraz araba lüks oldu yani fiyatı değil ama hem çok değer kazanmıcak, hem de giderleri olacak. Onu da artık bindiğime sayacağım.
0
🌸thefirstaction
(18.01.26)
İstanbulda 2,5 milyona ev mi var?
Nerede o?
+3
Mirket
(18.01.26)
Türkiye'ye yatırım yapmazdım. Mesleğe bağlı olarak oturum veren ülkeden bir ev
+1
michael harddd
(19.01.26)
evi olmayan adamın yapacagı ilk yatırım, kafasını sokacagı bir ev almak. tabi bu sizin standartlarınız ölçüsünde olur. örnek veriyorum kötü bir semtten eve girip çıkarken bıçaklanma riskiyle 1+1 bir ev alıp geri kalan parayla yatırım yaparsınız. veya 6.5 milyona gider iyi bir lokasyondan güzel bir ev alır krallar gibi yaşar gidersiniz.
+1
limonlu eksi
(19.01.26)
türkiyede daimi yaşama istediğiniz varsa, başını sokacak, uygun fiyatlı bir ev kredi kullanarak alınılabilir.

Kalan para ile ihtiyaç var ise ikinci el temiz, sağlam, piyasası olan bir araç alınabilir.
Yeni uygun oranlı kredi bulunabiliyorsa, kredi ile alınabilir.

Zaman ve tecrübe var ise paranın bir kısmı ile günlük trade yapabilir.

Kalan kısmı için, borsa fonu, altın, gümüş, vb. gibi sepet.
0
Rao
(19.01.26)
(3)

İngilizce konuşma pratiği nasıl yapabilirim?

substituent
Selamlar, yazma/okumada çok sıkıntım yok. Okulda rapor gibi şeyleri kendim yazabiliyorum.Konuşma kısmı yeterli denilebilecek seviyenin altında. Staj programlarında mülakatlarda çok takılıyorum. Geliştirmek adına chatgpt sesli konuşma özelliğini kullanıyorum, ama biraz zor oluyor, konuşmayı benim dev
Selamlar, yazma/okumada çok sıkıntım yok. Okulda rapor gibi şeyleri kendim yazabiliyorum.

Konuşma kısmı yeterli denilebilecek seviyenin altında. Staj programlarında mülakatlarda çok takılıyorum. Geliştirmek adına chatgpt sesli konuşma özelliğini kullanıyorum, ama biraz zor oluyor, konuşmayı benim devam ettirmem gerekiyor.

Alternatifler ne olabilir? Cambly tarzı şeyler çok pahalı geliyor. İsmek kurslarına bakıyorum, konuşma var ama mayısta gibi başlıyor. Onu deneyeceğim, onun dışında ne yapabilirim? ChatGPT’ye seviyem ne durumda diye sorduğumda, b2 denilebilir demişti.

Teşekkürler.
0
substituent
(18.01.26)
discord. ya doğrudan ingilizce pratiği yapanların serverlarına dahil olun ya da kendinize uygun bir hobi, bir oyunun serverine dahil olun oradan sesli konuşun insanlarla. ismek demişsiniz ama mayısa kadar bekleyemezseniz özel kursların speaking club'larına katılabilirsiniz. google play dediğiniz app'lerle doludur ama eminim birçoğu flört arayanlarla doludur İ:D
0
black holes in the sky
(18.01.26)
Benzer durumda bir arkadaşımın chatgpt'yi bu amaçla kullandığı ve çok memnun olduğu bilgisi var bende. Konuşup sohbet ediyormuş istediği konu hakkında. Chatgpt de varsa hatalarını, yanlışlarını söylüyormuş falan. Övüyordu baya
0
cay koy geliyorum
(18.01.26)
Chatgpt için muhabbet akmıyor zor oluyor demişsiniz ama bu ingilizce seviyesinden ziyade sosyal iletişim, hitabetle ilgili bir sıkıntı gibi duruyor. Chatgptye bana “şu konularda arkadaşım gibi sorular sor ve kendi görüşlerini belirt” derseniz, yani onu nasıl bir konuşma yapması gerektiği konusunda yönlendirirseniz ya da eğer daha yavaş konuşmasını isterseniz hallolur gibi. Zira türkiyede o seviyede ingilizce pratiği yapabileceğiniz alternatif bulmak zor. Anadili ingilizce olan bir ülkede yaşasanız işiniz daha zor. Dil öğrenmek ezber işidir (kelime ezberlemekten bahsetmiyorum). Cümle kalıplarını tekrarlaya tekrarlaya ezberlersiniz. İhtiyacınız olduğunda beyniniz o kalıbı fırlatır. Farkında olmadan, düşünmeden konuşmaya başlarsınız. O yüzden basit konular olsa bile bunları düşünmeden konuşana dek devam edin. Konuşurken aynı fiilleri aynı kalıpları kullandıkça sadece konuşmanız gereken yeni bir ifade varsa onu düşünmeye başlayacaksınız. Bunu düzenli olarak yaparsanız ciddi ilerleme kaydedersiniz.

Özetle chatgpt gibi yönlendirilebilen bir araç sizin için daha rahat olacaktır. Gerçek biriyle konuşmak daha zor mevzu.
0
Unde bach canim
(19.01.26)
(6)

Ev sahiplerine soruyorum

baldan kaymak
çatı katı dairede oturuyorum.Eve çıkarken ev sahibinin şartlarından biriydi: çatıdaki depo alanına arada uğramak. Bu sebeple kapı kilidini değiştirmemi istedi.ancak evde değilkende girmek istiyor arada. Takılmadım. Erkek bireyim, kadın bekar birey.son zamanlarda misafir gelince ansızın arayıp birşey
çatı katı dairede oturuyorum.

Eve çıkarken ev sahibinin şartlarından biriydi: çatıdaki depo alanına arada uğramak. Bu sebeple kapı kilidini değiştirmemi istedi.

ancak evde değilkende girmek istiyor arada. Takılmadım. Erkek bireyim, kadın bekar birey.

son zamanlarda misafir gelince ansızın arayıp birşey istiyor. haliyle hem misafirlerim rahatsız hemde kadının bu tavrı yanlış anlaşılıyor. En son kız arkadaşım da dile getirdi. Kamera bile olabilir dedi.

Ev sahibine ne desem, durumu bozmadan kapı kilidini değiştirebilirim ve kiracı ilişkim bozulmaz. Evi taşımak istemiyorum.
0
baldan kaymak
(17.01.26)
Şu anda müsait değilim, müsait olunca haber veririm diyebilirsiniz.
0
tahirkemalbozoglu
(17.01.26)
müsait değilim geçin. ben de benzer bir durumdaydım bazen öteliyordum bilerek. kapı kilidini habersiz değiştirmiştim fakat bana değiştirme dememişti.
0
black holes in the sky
(18.01.26)
Sozlu ya da aliskanlikla haftada belirli bir gun-saat belirleyin o zaman gelecekse gelsin. Ornegin pzt is donusu yarim saat icinde uygunsun, sonra arkadasinla yemege basliyorsun, ertesi gun is cikisi spora gidiyorsun...
0
osssy
(18.01.26)
ev sahibinin sizden habersiz eve girdiği oluyor mu? kapı çevresindeki bir alana casus filmlerindeki bir işaretleme yaparak kolayca gözlemleyebilirsiniz.
zaten giriyorsa "müsait değilim" demeniz bir işe yaramaz. başka bir yolla haberli ziyarete mecbur bırakmanız lazım. çevreden yanlış anlaşılıyorum, kız arkadaşımla aramız bozuluyor gibi sebep söylenebilir ama ev sahibinin karakterine göre ters de tepebilir.
0
tnz
(18.01.26)
Bir düzene sokturun, 'uygun olmuyor zırt pırt' deyin.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(18.01.26)
"X Hanım, baştan anlaşmıştık arada bir depoya uğrayabilmeniz için. Ben açıkçası bunu kabul ettiğimde evde misafirim varken veya ben evde yokken gelmenizi beklemiyordum. Ben evde yokken birkaç kere gelmenizi sorun etmedim, ancak bu giriş çıkışları bir düzene oturtursak sanırım ikimiz için de iyi olur. Malum, ev hali. Yeri geliyor giyimim de uygun olmuyor. Dinlenme, uyuma ihtiyacım oluyor, aniden gelince hazırlanmak gerekiyor. Bu geliş gidişleri bir düzene orurtursak ikimizin de rutini aksamaz. Haftada 2 gün A ve B günleri şu saatler aralığı diyelim mi?"

Örneğin üstüne olması açısından bu konuşmayı yapmadan önce size geldiğinde kapıyı hemen açmayın, 2-3dk bekletin. Kusura bakmayın uygun değildim diye açın kapıyı, sonra bunları söyleyin.
+1
akhenaten
(18.01.26)
(5)

Diş teli acısı ve ağrısı

passione
2 gün önce diş teli taktırdım üst dişlerime, ilk saatler bir sorun yoktu ama sonradan bir ağrı acı ve baskı hissi başladı , hala bitmedi sanırım normalmiş. Yaralarım oluştu diş mumu kullanıyorum bugün bayağı bir acıdı , diş mumunu nereye kadar kullanacağım? Tam olarak ne zaman alışırım deneyimlemiş
2 gün önce diş teli taktırdım üst dişlerime, ilk saatler bir sorun yoktu ama sonradan bir ağrı acı ve baskı hissi başladı , hala bitmedi sanırım normalmiş. Yaralarım oluştu diş mumu kullanıyorum bugün bayağı bir acıdı , diş mumunu nereye kadar kullanacağım? Tam olarak ne zaman alışırım deneyimlemiş olan var mı acaba? Şuan söküp atmak istiyorum resmen telleri…
0
passione
(16.01.26)
normal. diş mumunu aylık tedavilerden sonra da kullandığım oldu benim. birkaç günü daha bulacaktır alışmanız.
0
black holes in the sky
(16.01.26)
Her muayeneden sonraki 2-3 gün sızı oluyor. Tatsız bir his, geçmiş olsun. Sonuca odaklanınca tahammül ediliyor.
0
eileengray
(16.01.26)
evet bende de ilk saatler ağrı sızı yoktu sonradan felaket canım yanmaya başladı :') günde 2-3 arveles ile hayatıma devam ettim 2-3 gün.

ben de ilk başta çıkarmak istedim, ağzımda bir fazlalık gibi geldi. 1 ay sonra alıştım. 7. ayımdayım ve şu an ağzımın bir parçasıymış gibi hiç fark etmiyorum.

diş mumunu canım her acıdığında kullanıyorum. sürekli kullanmıyorum. yara iyileştikten sonra bırakıyorum. tekrar batma olursa tekrar takıyorum. diş mumu beni rahatsız ediyor çünkü.

eileengray +1 her muayeneden sonra 2-3 gün çiğneme yetimi kaybediyorum :')
0
art cat chocolate
(16.01.26)
2 yıla yakın kullanan biri olarak, ilk takıldığında en yüksek acıyı yaşayacaksındır sonra aylık tel değiştiğinde de olacak bazen fazla bazen az, ama sonucu güzel olacak emin olun. Tedaviyi aksatmayın. Ben mumları ilk bir kaç gün kullandım sonra çok seyrek ihtiyacım oldu. dişleriniz o tele göre şekil almaya çalışıp hareket ediyor
+1
atom karincanin torunu
(16.01.26)
Çocuklara takılan da aynı mı? O da acıtıyor mu?
0
Kahvedesu
(16.01.26)
(17)

hangi su markasını alıyorsunuz (damacana)

eja
senelerdir saka kullanıyoruz anne diretmesi ile yok ph değeri en iyisi oymuş diye ama artık bıkkınlık geldi kirecinden, iş yerinde carfur suyu kullanıyorum zerre kireç yok su ısıtıcımda kireç tanesi yok.artık yıldım o yüzden değiştiricem, erikli alamıyoruz boykotluymuş, si ne kullanıyorsunuz hangi m
senelerdir saka kullanıyoruz anne diretmesi ile yok ph değeri en iyisi oymuş diye ama artık bıkkınlık geldi kirecinden, iş yerinde carfur suyu kullanıyorum zerre kireç yok su ısıtıcımda kireç tanesi yok.
artık yıldım o yüzden değiştiricem, erikli alamıyoruz boykotluymuş, si ne kullanıyorsunuz hangi markayı beğendirsem anneye?
0
eja
(16.01.26)
hamidiye-javsu-abant. büyük damacana değil de 5 lik alıyorum, migrosta en ucuz hangisiyse onu kullanıyorum.
0
kisa
(16.01.26)
Taşdelen cam damacana kullanıyoruz ama fiyatlar aşırı artınca 5 ve 10 litrelik sulara geçtik. Carrefour, Saka ve Hamidiye alıyoruz, cam damacanaya aktarıyoruz. yosun tutana kadar böyle devam edeceğiz sonra tekrar taşdelen alırız.
0
elektr10
(16.01.26)
javsu alıyorum ama 1.5 lt. damacanaları sağlıklı bulmuyorum. ve genelden daha ucuza alıyorum ben damacanadan.
0
jelly bear
(16.01.26)
10'luk Saka veya 5'lik Buzdağı. Migros sanal markette hangisine denk gelirsem.
0
auroraaurora
(16.01.26)
su kaynakları genel olarak aynı, sonuçta saka uzaydan çekmiyor suyu. ben genelde özel bir bölge tercihim varsa o kaynaktan çıkan en ucuz markayı araştırır satın alırım.
0
dirildimde geldim
(16.01.26)
Duyuru sayesinde aydınlandim resmen,
Ben de saka kullanıyorum yillardir ve kedinin atomatik su kabi kirecleniyor, nasıl olur ki bu musluk suyu vermiyoruz diyordum,
Ağlayacağım,

Yanıt yok ama gelen önerilere göre ben de değiştireceğim,
+2
a perfect lie
(16.01.26)
Migros'tan Abant ve Mila, dışarıdan Fuska. 1.5 litre alıyorum.
0
black holes in the sky
(16.01.26)
Pürsu alıyorum damacana yıllardır. Sudan tat alma konusunda seçici biriyim, en sevdiğim su bu. Eskiden damacana dışında 0,5 ya da 1,5 litrelik pek bulunmazdı, şimdi o boyutları da bulmak kolay. Koçların şirketi olması lazım, yıllardır kendileri benim kadar reklamını yapmıyor bu suyun yani her su muhabbetinde pürsu övüyorum :D
0
nundu
(16.01.26)
Yıllardır 3 harfli marketlerde hangisi rastlarsa onun 5 litrelik sularından kullanırım. Ama çaydanlığımda biriken kireçten bezmiş durumdayım. @eja'nın yazdıklarını okuduktan sonra carfur'a geçmeye karar verdim. Kireçten kurtulursam ona minnettar kalıcam.
0
Mirket
(16.01.26)
ben fuska'yı tercih ediyorum yıllardır. tavsiye ederim.

arada bir başka marketlerden başka suları aldığım da oluyor. fuska dışında elmacık'ı da seviyorum.
0
biseysorcaktim
(16.01.26)
arıtmaya geçtik tamamen.
0
summerjam0306
(16.01.26)
pınar madran(bozdoğan)
0
mikahakkinen
(16.01.26)
Her yerde olmayabilir ama Çenesuyu en iyisi :D
-2
arbre
(16.01.26)
kuvars<3
0
ala09
(16.01.26)
sipariş kolaylığı ve hızından dolayı pınar alıyoruz.
0
eileengray
(16.01.26)
kendimiz dolduruyoruz. istanbul anadolu yakasındaki kayışdağı suyu çeşmelerinden.
0
my fault
(16.01.26)
uzun zamandır getir'in kuzeyden marka suyunu alıyorduk; çünkü suyun bittiğini çoğunlukla gece geç saatte fark ediyoruz ve bir tek orası açık oluyor. geçenlerde kampanya yaptığı için saka suya geçtik. ilk kez damacana borusu kısa sürede yosun tuttu. kampanya da bitince kuzeyden'e geri döndük; memnunuz.
0
lil siztah
(16.01.26)
(9)

Alkolsüz üst düzey restoran (İstanbul)

yadigar
Yurt dışından ailesiyle misafirim geliyor. Dini sebeplerle içkili mekanda bulunmak istemiyorlar. İstanbul’da “Fine dining” diyebileceğimiz alkolsüz neresi var önereceğiniz?Ziya Şark, Ramazan Bingöl, Hatay Medeniyetler Sofrası vs. gibi değil de, daha “ağır”, ambiyansı daha güzel bir yer var mı bildiğ
Yurt dışından ailesiyle misafirim geliyor. Dini sebeplerle içkili mekanda bulunmak istemiyorlar. İstanbul’da “Fine dining” diyebileceğimiz alkolsüz neresi var önereceğiniz?

Ziya Şark, Ramazan Bingöl, Hatay Medeniyetler Sofrası vs. gibi değil de, daha “ağır”, ambiyansı daha güzel bir yer var mı bildiğiniz? Balıkçı da olabilir. Mutfak fark etmez aslında. Restoran/Kafe türü olmasın ama. Bildiğimiz fine dining…
-2
yadigar
(15.01.26)
Seraf Restaurant -Bagcilar
Natolia- Başaksehir

Fine dining diyemeyiz buralara ama anadolu lezzetlerini harmanlayan , yurtsidisidnan misafir goturulebilecek ambiyansi nispeten iyi yerler.

Daha var da çoğu alkollü.
0
ırene adler
(15.01.26)
Seraf Vadistanbul’dakini biliyorum. Fena değildi, olabilir. Ama alkollüydü. Bağcılar’daki alkolsüz mü?

Zeferan diye bir yere rastladım internet aramasında. Azerbaycan mutfağı. Ortamı nasıl? Bilen var mı? Alkolsüz mü?
0
🌸yadigar
(15.01.26)
beyoglu haci abdullah. osmanli mutfagi, alkol yok.
yemekler iyidir, "fine dining" icin yeterli midir bilmem ama istanbul'un en eski koklu restaurantlarindan biridir.
riske girmek istemedigim zaman ben misafirleri oraya gotururum.
+1
cooperr
(15.01.26)
Yok, fine dining aradiginiz sey mi peki… Üst düzey restaurant başka fine dining başka bir konsept… Şarap ya da alkolsüz içkilerle tabaklar eşleştiriliyor, günler saatler harcanan tabaklar ve eşleşmeler… Onu da ayranla yapmıyorlar takdir edersiniz ki… Hacı Abdullah artı bir.
+4
buf-e kür
(15.01.26)
Aklıma (bkz: kaşıbeyaz) ve (bkz: lacivert) geliyor ama oraları da alkollü. Çok rahatsız etmeyen bir alkol ortamı. Bence farkedilmrz bile
0
love and trust
(15.01.26)
zennup 1884 bursa şubesi iyiydi. fişekhane'de varmış istanbul'daki nasıldır bilmiyorum ama dediğiniz tarzda bir yer.
0
black holes in the sky
(15.01.26)
Çiko Balık
0
auroraaurora
(16.01.26)
Loi bosphorus
0
okumakserbestbegenmeksart
(16.01.26)
develi florya
0
Sadece soruyorum
(16.01.26)
(7)

Orhan Pamuk tarzı yazarlar

sekizdokuzon
Çok bkunu çıkarmadan tarihi ya da nostaljik post modern romanlar yazan kimleri önerirsiniz?Teşekkürler.
Çok bkunu çıkarmadan tarihi ya da nostaljik post modern romanlar yazan kimleri önerirsiniz?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(15.01.26)
Hasan Ali Toptaş
0
auroraaurora
(15.01.26)
Roberto bolano bence ama fazla gelebilir ;)
0
a perfect lie
(15.01.26)
postmodern türde eser veren İhsan Oktay Anar romanlarını ve öykülerini okuyabilirsin. romanlarında zaman konusunda muğlaklık vardır ama hikayenin akışından tarihi romanlar yazdığını söyleyebiliriz. mekan olarak istanbul sever ve tasvirleri çok güzeldir. eğer okumadıysan puslu kıtalar atlası ile başlayabilirsin. hasan ali toptaş için +1
+3
denef
(15.01.26)
ben hasan ali toptaş'ı önermiyorum. cancellanmadan önce de beğenmezdim yazdıklarını.
ihsan oktay anar +1
tarih romanı istiyorsanız nedim gürsel'in boğazkesen'i.
+1
black holes in the sky
(15.01.26)
love and trust
(15.01.26)
Beyaz Kale'nin sonunda Reşad Ekrem Koçu'dan bahsediyordu Orhan Pamuk, orayı dinlerken rotayi oluşturmuştum. Reşad beyle devam edeyim.
0
🌸sekizdokuzon
(15.01.26)
Nedim Gürsel'in "Allah'ın Kızları" adlı romanı...
0
santimantal
(18.01.26)
(13)

Nişan sorusu

egerbiryolcu
Yakın bir zamanda samimi bir akrabam nişanlanacak. Pek bilmiyorum bu konuları takı olarak ne uygun olur? Çeyrek mesela ideal mi? Bunun altında da bir şey ayıp olur gibi hissettim samimiyetime göre ama bilemedim. Fazlasına zaten imkanım olmaz.Bir mekanda olacak. Ev değil yani. Kalabalık olacağını dü
Yakın bir zamanda samimi bir akrabam nişanlanacak. Pek bilmiyorum bu konuları takı olarak ne uygun olur? Çeyrek mesela ideal mi? Bunun altında da bir şey ayıp olur gibi hissettim samimiyetime göre ama bilemedim. Fazlasına zaten imkanım olmaz.

Bir mekanda olacak. Ev değil yani. Kalabalık olacağını düşünmüyorum ama mekan tutulmussa takı da takılıyordur sanirim.

Bonus soru nişana bir aydan kısa bir süre kaldı ama ben damatla tanistirilmadim. Çocukluktan gelen bir bağımız samimiyetimiz var ve çok da destek oldum çünkü ailesi karşı çıktı. Buna da üzülüyorum ama zaten zorlu bir süreçten geçiyor diye paylasmadim. Sadece çekirdek aile ile mi tanıştırılır bu çok normalse boş yere garipsemeyeyim:/
0
egerbiryolcu
(15.01.26)
düğünde de takacaksan nişan şart değil. takmasan da olur. nişanda genelde aile yakınları takar.
+3
ground
(15.01.26)
Ailelerin taşınması faaliyetine söz kesmek,
Aile dışı, eş dost akrabanın tanışması için yapılana da nişan deniyor. Yani sizin nişana kadar tanışmamanız normaldir.

Bir şey takmanız uygun olur ancak ne kadarlık bir şey olduğu, nişanlananların ve sizin gelir durumunuz, statünüz, yöresel ve etnik örf adetlerinizle ilintili. Buradan bir fikir edinmek doğru olmaz.
+1
Mirket
(15.01.26)
Ben çok yakınlarımın nişanında da düğünde de takmıştım ama o zamanın koşullarıyla bugün aynı değil şu an altın çok fazla, zorlayıcı.
Bugün olsa nişanda 50 euro, düğünde çeyrek planlardım.
Nişanda takmak şart değil ama insan çok yakını olunca bir şey yapmak istiyor bu yüzden 50 euro makul bence, takı alınmaz ama bir ihtiyaç da görür yani.
+1
mutekebbir
(15.01.26)
Zenginsin galiba. Nişanda akrabaya çeyrek altın bence fazla. Annesi babası takar anca onu. Nişanda bence bir şey takılmaz. Bir tartışmada direkt nişan atıyor insanlar. Para takabilirsin. Euro falan.
-5
arbre
(15.01.26)
@arbre şöyle söyleyeyim aslında baya fasfakir durumdayım:d ama durum şu kızın anne babası yok bu evlilik sürecinde aileden karşı çıkıp ilişkiyi kesen birkaç kişi daha oldu yani aile akraba olarak en yakınındaki üç dört kişiden biri kaldım.

Euro da mantikliymis
0
🌸egerbiryolcu
(15.01.26)
nişanda takı takılmaz. anne baba taksa yeterli.
0
elorelia
(15.01.26)
bence nişanda aileler dışında akrabaların ya da arkadaşların takı takması uygun değil. çünkü nişanın bozulma ihtimali çok yüksek ve kolaydır. sonra kim ne taktı diye dolaşıp iade edecek halleri de yok.
0
gercekdunya
(15.01.26)
ilişki dinamiklerine göre cevabı çok değişken bir soru bu.
biz istanbul'da eski bir semtte oturuyoruz, en az 40 yıllık komşularımız var. düğünlerde akrabalar bile artık çeyrek takmıyorken, biz komşularımıza takıyoruz; çünkü onlar da bize takmıştı. nişanlarda kız tarafı tanıdıksa kesin takarız; çünkü nişanı kız evi yapar ve onların bütçesine katkı sağlanmış olur böylece.
anlattığınız tabloda ben olsam en az bir gram takardım, bi eksiğini görür diye. ama siz bu fikri duyduğunuzda size fazla geldiyse mesela, o his asıl cevabı veriyor aslında. örneğin işyerinde bu mantık doğrultusunda katılıyorum ben toplanan paralara. damatla tanıştırmadı falan demişsiniz; oradan bi puan kırılmış anladığım kadarıyla. kendinizi yoklayın; sonradan dert etmeyecek bir tutar takın ya da takmayın.
0
lil siztah
(15.01.26)
geçen sene nişanlanan arkadaşıma yarım gram taktım ben. 50 euro, 50 dolar vs de olabilir. bizim buranın adetinde nişanda yakın aile dışında da takı takılıyor.
0
black holes in the sky
(15.01.26)
Nişanda aile dışındaki kişilerin takı takması diye bir şey yok bana göre de. Gerek yok yani, nişan bozulabilir bir şey. düğünde nasıl olsa takılacak. Çok büyük düğün gibi bir nişansa belki euro falan olabilir. O da şart değil. Öyle küçük bir mekanda kız isteme şeklindeyse falan zaten aşırı saçma
0
dfn4
(15.01.26)
nişanda takı takılmaz +1
düğünde de o kişi ile çok çok yakınsan + iade edecekse + senin de durumun iyiyse yarım altın veya çeyrek altın tak. durumn iyi değilse gram altın tak.
0
Sadece soruyorum
(15.01.26)
çok samimiysen nişanda gram, düğünde çeyrek ya da bütçene göre yarım takabilirsin.
0
duyuruuser
(15.01.26)
nişanı düğünü gelenel görenek bilmem, damatı tanımadığım nişanda takmam; eskimiş bir yakınlık varsa 50 euro iyi hediye fikriymiş.
0
klassno
(15.01.26)
(8)

1. yaş doğum günü

kondansator
selamlar, bebişimiz mart ayında 1. yaşına giriyor. eşim de her kadın gibi 1. yaş doğum gününe çok heves ediyordu. süslemeler, organizasyon vb. çağırabilecek pek arkadaşımız yok, benim ailem şehir dışında, zaten doğum gününden 1 hafta önce de bayramda onlar bir pasta kesmiş olur. kendi şehrimizde doğ
selamlar, bebişimiz mart ayında 1. yaşına giriyor. eşim de her kadın gibi 1. yaş doğum gününe çok heves ediyordu. süslemeler, organizasyon vb. çağırabilecek pek arkadaşımız yok, benim ailem şehir dışında, zaten doğum gününden 1 hafta önce de bayramda onlar bir pasta kesmiş olur. kendi şehrimizde doğum günü organizasyonu yapınca da aile dışında çağıracak çok az insan var. böyle olunca da gerek yok gibi düşünüldü ama hevesi de var. yapmazsak da içinde kalır mı diye çekiniyorum. siz olsanız nasıl ilerlerdiniz? devrik yazmış olabilirim kusura bakmayın lütfen.
0
kondansator
(15.01.26)
Süslemeli doğum günü illaki gününde olmak zorunda değil.
Bayramda daha fazla aile üyesi bir araya gelebilecekse bu değerlendirilebilir bence. 1 hafta önce yaparsınız.
+3
emcekare olmadi einstein olsun bari
(15.01.26)
kendi aranızda mini bir organizasyon harika olur. başkaları gelebilse elbette güzel olur ama unutmayın esas aile sizsiniz. ileride o fotoğraflar çok değerli olacak.
0
lazpalle
(15.01.26)
ilki için es geçmeyin. 3 kişi de olsa 5 kişi de olsa yapın. unutulmaz olan ilki.

ankara'daysanız biz gelelim?
+2
summerjam0306
(15.01.26)
Parti malzemeleri satan pek çok internet sitesi ve mağaza var. Az kişi iseniz bir tema belirleyip evinizi organizasyonsuz süsleyebilirsiniz. Balonları alıp şişiriyorum, ozalitçiden afiş bastırıyorum, süsleri tabağı bardağı ne ararsanız temalı var zaten. O temada pasta da yaptırırsınız güzel bir anı kalır. Biz 6 senedir böyle yapıyoruz bu sene ilkokula başladı da mekan tutalım dedik arkadaşları ile eğlensin diye.
+1
cilekli pasta
(15.01.26)
aşırı büyük bi organizasyona gerek yok eğer bütçe ayırmak istemiyorsanız. süslemeyi kendiniz yapabilirsiniz. bu tip malzeme satan yerlerde her şey oluyor zaten. ilk doğum günü güzeldir, anı kalır. yapın bence. az kişi çok kişi farketmez.
0
elorelia
(15.01.26)
kutlu olsun, allah analı babalı büyütsün öncelikle.
ailelerin toplandığı bir günü organize edin. dışarıda bir yer tutmanıza gerek yok. kendinizce bir tema belirleyebilirsiniz ya da sadece renk uyumları üzerinden de gidebilirsiniz. geniş bir masaya güzel bir örtü, birkaç süsleme, birkaç çeşit kurabiyedir börektir şudur budur. çocuğun da hoşuna gidecek balonlar, 1 yaş yazan balon falan. çok çok kalabalık olmasına bence pek gerek yok, çağıracağınız kişilerin de çocukları varsa 2 çocuk yetiyor curcuna olması için :)
0
black holes in the sky
(15.01.26)
ilk doğum günü yapılır. yapılmazsa ah edilir.
0
mikahakkinen
(15.01.26)
bayramda aile evinde yapma şansınız varsa orda yapın +1
evde yapacaksanız da çok büyük olmayan küçük bir süsleme yaptırın fotoğraf çekin güzel anı kalır. sırf çağıracak çok kişi yok diye vazgeçmeyin bence. komşularınız filan varsa onları çağırırsınız tanımıyorsanız tanışmış olursunuz.
0
Sadece soruyorum
(15.01.26)
(4)

macbook air'i tahoe'ye güncelleyelim mi?

klassno
sorudur. şimdi sequoia 15.6 yüklü, bu cam görünümü filan çok çiğ duruyor. direnmeli mi bu yıl yeni bir güncelleme çıkarana kadar?
sorudur. şimdi sequoia 15.6 yüklü, bu cam görünümü filan çok çiğ duruyor. direnmeli mi bu yıl yeni bir güncelleme çıkarana kadar?
0
klassno
(14.01.26)
Sonraki sürümler de cam gibi olur muhtemelen. M1’i güncelledim ben cillop gibi çalışıyor. Cam görünümü kapatılamıyor ama etkisi zayıflatılabiliyor.
0
orient blue
(14.01.26)
ben başta bir alışamadım, pişman oldum ama alışınca gayet iyi geldi
0
black holes in the sky
(14.01.26)
Thaoe ilk çıktığında meraktan güncellemiştim. "en fazla ne olabilir ki? sonuçta apple, estetiktir mutlaka" diyerek geçivermiştim. ilk başlarda en az 1 ay boyunca nefret ettirdi kendinden. çok çiğ geldi ilk başlarda. sonra sonra alıştım duruma. etrafımdaki istisnasız herkes "yani şimdi buna ne gerek vardı eyyyy apple. zaten tasarımın zirvesindesin neyin peşindesin" diye diye duruma alıştı. belki bir sonraki patch'de birazcık toparlarlar derken eskiyi unutturdular.

direnmenin bir anlamı yok bence, eninde sonunda mutlaka geçeceksiniz güvenlik güncellemeleri vs. almak için. bence bir an önce geçin. macbook air performansını bilmiyorum, bende macbook pro m4 vardı performansta sorun yaşamadım.
0
unvergesslich
(14.01.26)
Ben de aksine böyle bi güncelleme gelsin diye hazırda bekliyomuş gibi hissettim kendimi 😅 Telefon ve ipaddeki hoşuma gitmişti, bilgisayarda da hoş durdu. Daha yumuşak bi vibeı var sanki böyle. Zaten evet retrospect bi dönüş olmaz artık.
0
truf
(14.01.26)
(2)

6 aylık ortodontik tedavi olur mu?

michael harddd
dişlerimde hafif bir çapraşıklık var. 6 ay tedaviye zaman ayırabilirim. kısmi tedavi mümkün olabilir mi?
dişlerimde hafif bir çapraşıklık var. 6 ay tedaviye zaman ayırabilirim. kısmi tedavi mümkün olabilir mi?
0
michael harddd
(14.01.26)
bir ortodontiste gidip görüş almanız önemli. ama her zaman planlandığı sürede bitmeyebiliyor.
-1
black holes in the sky
(14.01.26)
tedavi sürecini dişlerinizin, çenenizin durumu ve doktor belirliyor. yaşa bağlı da daha hızlı veya yavaş düzelme olabilir. ergenlerin çok hızlı düzelebiliyor mesela.

ortodontist +1
0
art cat chocolate
(14.01.26)
(16)

Sevmediğiniz ya da sinir olduğunuz insanlara kötü davranır mısınız?

pembediken
Toplumda böyle bir algı var gibi. Bu şunu sevmiyor şimdi kesin gıcıklık yapar ya da laf sokar gibi. Ama bana saçma geliyor bu durum sevmiyorsam ya da bir şeyi rahatsız ettiyse uzak dururum iletişimi azaltırım. Siz nasıl davranırsınız?
Toplumda böyle bir algı var gibi. Bu şunu sevmiyor şimdi kesin gıcıklık yapar ya da laf sokar gibi.
Ama bana saçma geliyor bu durum sevmiyorsam ya da bir şeyi rahatsız ettiyse uzak dururum iletişimi azaltırım. Siz nasıl davranırsınız?
+4
pembediken
(14.01.26)
Kötü davranmak da bir efor gerektiriyor. Ben iyi ya da kötü davranmam. Böyle bir insanı etrafımda tutmam. Çalışma ortamında filansa da iletişimi minimuma indiririm.

Bu gıcık davranma laf sokma işlerini tercih eden insanlarda da bir sorun vardır. Sevmediği birine kötü davranma çabası varsa o insan da benim gözümde biraz kötü insandır. Kötü değilse de boştur.
+5
a perfect lie
(14.01.26)
Kötü davranmam kimseye.
-6
arbre
(14.01.26)
Hayır davranmam. Görmezden gelirim. Bana nasılsın vs. diye sorunca teşekkür ederim, der geri sormam.
0
substituent
(14.01.26)
uzak dururum kotu davranmam..
+1
cooperr
(14.01.26)
Asgari nezaket seviyesini korurum. Mesafe hisseder ama sevmediğimi göstermem. Örtük olarak da bir şey yapmam.
0
black holes in the sky
(14.01.26)
boyle bi soruya eksi duyuru gibi yari anonim bi ortamda bile pek fazla gercekci cevap gelmez. ama gercek hayat tecrubelerinden biliyoruz ki insanlar sevmedikleri insanlara karsi olumsuz davranislarini rasyonalize etmekte oldukca maharetliler.

ikincisi giciklik denen seyin tanimina da cok bagli. birine cok ufak hatta 0 maliyetle bir iyiligin dokunabilecekken bunu yapmamayi secmek kimilerince giciklik olarak yorumlanabilir mesela.
+5
ghilleinthemist
(14.01.26)
Sevmediğim biriyle aynı ortamda bulunmam. Bulunmak zorundaysam da iletişimim sıfıra yakın olur.
0
gobekliraki
(14.01.26)
Bana kötü davrandıysa, saygısızlık yaptıysa kötü davranırım.
Bunlar hariç herhangi bir sebepten dolayı sevmiyorsam yok sayarım
0
ebeş
(14.01.26)
sevdiğim insanla muhattap olmam. sevmediğim için kötü veya ters davranma gibi davranışım yok.
0
mikahakkinen
(14.01.26)
Tahammül sınırım düştüğü için kendimi tutamadığım zamanlar oluyor. Yani şimdi gıcıklık yapayım diye değil de normalde içimde tutacağım düşünceleri tutabilme yeteneğimin azalması gibi. Kişisel hayatımda zaten sevmediğim insanla görüşmem ama iş ortamında seçme imkanı olmuyor takdir edersiniz ki.
+1
peki madem
(14.01.26)
hayır ama ilk fırsatta olduğu ortamdan uzaklaşırım.
0
lazpalle
(14.01.26)
engelledigi adamin bile engelini kaldirip eksileyip tekrar engelleyen saykolarin oldugu duyuruda bu soruya samimi ve dogru cevaplar almayi beklemeniz cok naif.
bakarsaniz kimse "muhatap olmuyor" ama toplum birbirinin kuyusunu kazan, dedikodusunu yapan, laf tasiyan insandan gecilmiyor. herkes hakettigi hayati yasiyor.
ghilleinthemist +1
+6
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(14.01.26)
Kötü davranmam, uzak tutarım. Hatta bayağı karşılaşmamaya çalışırım. Yüzüne karşı da mantık çerçevesi dışında bir tepki göstermem ama kendisi benimle alakalı ya da alakasız bir suç işliyorsa gerekli raporlamaları yapıp yasal yollara başvururum ya da başvuranlara yardım ederim.

arşiv unutmaz ve yazıp sildiğiniz en ufak şeyleri (küfürleri mesela) bile kaydeder :)
+3
eileengray
(14.01.26)
mesafeli dururum. iş yerindeyse ve işi bana düştüyse ekstra kötü davranmam asla.
sosyal konulara girmem, laf atarsa yanıtlamam ya da bulunduğumuz ortama göre ilgisiz yuvarlak yanıtlar veririm. eskiden yeri gelirse laf da sokardım bi faydasını görmedim :)
0
denef
(14.01.26)
Yapacağım en fazla muhatap olmamak.
İş yerinde arama çok net bir şekilde mesafe koyduğum tavrımı belli ettiğim kişi geçenlerde arkamdan "benimle derdi var maaşımı bile vermiyor" demiş halbuki bu konunun direkt benimle ilgili olmadığını o da biliyor ama böyle algılamış mesafeli olduğumuz için.
Böyle konular biraz da algıyla alakalı sanırım.
Bile isteye kimseye kötülük yapmamaya çalışırım bana kötülük yapana bile en fazla yapacağım şey silmek oluyor ki bana bir hadi unuttuğum da olsun iki kişi falan kötülük yapmıştır, türk dizisi tadında hayatlar yaşamadığımız için kim kime ne gibi bir kötülük yapabilir ki aklım almıyor benim.
0
mutekebbir
(14.01.26)
iş ortamı gibi sürekli yüz yüze olduğumuz bir ortamdaki insan ise, asgari iletişim ve ortamın gerektirdiği nezaketi gösterir daha fazlasını yapmam. merhaba, merhaba yani. nötr duygularla iletişim kurarım. yüz yüze bir ortam değilse uzak kalırım. bazı insanlar için sevmedikleri insanlarla uğraşmak hobi gibidir. öyle biri değilim.
0
unvergesslich
(14.01.26)
(3)

Diş teli tedavisi

passione
yarın diş teli taktıracağım. Deneyimleriniz ve tavsiyeleriniz ne olur? ilk 3 4 gün çok ağrılı oluyor diyenler oldu. Genel olarak tel tedavisi ile ilgili yorumlarınız ve tavsiyeleriniz neler merak ediyorum. Teşekkürler:)
yarın diş teli taktıracağım. Deneyimleriniz ve tavsiyeleriniz ne olur? ilk 3 4 gün çok ağrılı oluyor diyenler oldu. Genel olarak tel tedavisi ile ilgili yorumlarınız ve tavsiyeleriniz neler merak ediyorum. Teşekkürler:)
0
passione
(13.01.26)
geçmiş olsun. biraz uzun ve yer yer sancılı bir dönemin başındasınız :)
taktırdığınız ilk birkaç gün mecburen sıvı ağırlıklı besleneceksiniz. hatırlıyorum diş teli taktırdığım gün annem pilav yapmıştı, onu bile zor yemiştim. bu durum aylık muayenelerinizden sonra her zaman 1-2 gün daha devam edebilir çünkü tellerinizi sıkacaklar falan.
aylık periyotlar halinde gidiyordum ben. kimi zaman on dakikada bitiyordu kimi zaman uzun sürüyordu. yapacakları işleme göre değişiyordu.
ağız diş temizliği normalden çok daha meşakkatli hale geliyor. arayüz fırçası kurtarınız olacak. topluluk içinde yiyip içmek zorlaşacak zaman zaman. ben çay içmekten utanır hale gelmiştim çok sarı gözüküyordu dişlerim 1-2 bardak çay içip dışarıda fırçalama imkanı olmayınca.
sert bir şeyler yemeyin mümkün oldukça. bana yükseltici taktıklarında ben sakız çiğnemiştim, kırdım tabi :D ertesi gün direkt gidip yaptırmak zorunda kalmıştım. braketler de kırılmaya çok müsait oluyor.
bazen ilave tedaviler oluyor. bana forsus takmışlardı mesela. eğer bunlarda sorun yaşarsanız -gereğinden fazla uzun süre ağrı yapabilir, yara yapabilir, hayat kalitenizi büyük ölçüde etkileyebilir- doktorunuza bildirin.
tedavinin ilerleyen zamanlarında daha zorlu 2 süreç olacak. birincisi lastikler. bu süreç de ağrılı geçiyor maalesef alışana kadar. lastikleri doğru yere ve sürekli takmak zorundasınız. takmadığınız takdirde tedaviniz uzayacaktır. titizlik göstermenizde fayda var.
telleri çıkarttığınız gün çok mutlu olacaksınız. sanmayın ki tedavi bitiyor :) 6 ay gece- gündüz, 6 ay gündüz plağı takacaksınız. bunlarla da bir şey yiyip içmek zulüm. sürekli çıkartmak zorundasınız. kendinizi takma diş takan yaşlılar gibi hissedeceksiniz.
telleri çıkarınca retainer takacaklar. bunlarda bir kırılma vs. olursa gidip yaptırın yoksa bozulma artıyor. benim yaptığımı yapmayın.
+1
black holes in the sky
(13.01.26)
black holes in the sky +1

ben de 7. ayımdayım şu an. ben ilk 10 gün sıvı beslendim. makara bile çiğneyemedim. her ay yapılan o işlemde de 2 gün sıvı besleniyorum. canım tatlıdır benim. acıya dayanamıyorum.

diş mumu diye bir şey var. braketler ve tel ağız içini yaralıyor, diş mumu bunu önlüyor. yaralamasa bile ön alt dişler, alt dudağın iç kısmını öyle bir hale getiriyor ki kanamıyor ama can yakıyor. etin o tellerin arasına giriyor ve izi kalıyor bir süreliğine resmen. diş mumu o konuda da işe yarıyor.

braketleri kırmamak için kuruyemişleri çektirip tüketmeniz gerekebilir. baya toz gibi olsa iyi olur çünkü tel arasına kaçması sinir bozucu olur. zaten yenilen diğer yiyecekler de o aralara kaçıyor beni delirtiyor. özellikle yeşillikler... :D

www.amazon.com.tr

ben bundan aldım yanımda gezdiriyorum. dişimi fırçalayabileceğim bir yer olursa fırçalamak için. ofis için de ayrıca aldım hep orada duruyor. evde kullandıklarım da doktorun söyledikleri. o da bu markayı önermişti zaten.
0
art cat chocolate
(14.01.26)
plak tedavisinden sonra retainer tel takıldı. onu bile temizlemesi zülüm geliyor. diş telini düşünmek istemiyorum. eğer imkanınız varsa ve dişleriniz de uygunsa tel yerine plak yaptırın derim.
0
inheritance
(14.01.26)
(5)

elbiselerinizin tüyünü nasıl alıyorsunuz?

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
internetten siyah ceket aldım, kumaşı istediğim gibi gelmedi. zamanla toz toplayacağa benziyor. böyle kıyafetler ne ile temizlenebilir?
internetten siyah ceket aldım, kumaşı istediğim gibi gelmedi. zamanla toz toplayacağa benziyor. böyle kıyafetler ne ile temizlenebilir?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(13.01.26)
yapışkan rulolarla
+1
jelly bear
(13.01.26)
tüy toplayıcı rulolarla. haznelilerden değil ama. yapışkanlı ucuz olanlardan
+1
black holes in the sky
(13.01.26)
Rulo olmadığında koli bandı etkili çözüm .
+1
diyecevaplandı
(14.01.26)
tras bicagi..
+1
cooperr
(14.01.26)
yapışkanlı toz toplama rulosunu ikea dan alın derim. marketlerdekinin performansı çok iyi değil bence. ha ikea da mükemmel değil ama diğerlerinden iyidir.
+1
Sadece soruyorum
(14.01.26)
(7)

Hangi ülke edebiyatı?

a perfect lie
En çok ilginizi çekiyor ve asla pişman etmiyor. Ayırt edilebilir, sizi yakalayan ne oluyor mesela?Kıta da belirtebilirsiniz ama ne kadar spesifik olursa cevaplar o kadar mutlu eder. Son zamanlarda şu ülkeden bir iki yazar okudum bi ilgimi çekti gibi cevaplar da kabul. İyi geceler dilerim,
En çok ilginizi çekiyor ve asla pişman etmiyor.
Ayırt edilebilir, sizi yakalayan ne oluyor mesela?

Kıta da belirtebilirsiniz ama ne kadar spesifik olursa cevaplar o kadar mutlu eder.

Son zamanlarda şu ülkeden bir iki yazar okudum bi ilgimi çekti gibi cevaplar da kabul.

İyi geceler dilerim,
0
a perfect lie
(13.01.26)
fransız ve rus klasik gerçekçi romanları ve ünlü tiyatroları,
ingiliz modern romanları üzmez.
+1
black holes in the sky
(13.01.26)
Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatı. Hem şiiri hem romanı.
+1
yurtsuz john
(13.01.26)
Rus edebiyatı. Evren olarak seviyorum. Bir odada yaşayan birinin hayatı bana daha samimi geliyor. Kendimi buluyorum bazen.
-2
arbre
(13.01.26)
Sırasıyla Fransız, Rus, Alman, Latin Amerika, Amerikan.
+1
anatomik
(13.01.26)
ben avusturya edebiyatini seviyorum. lisedeyken mario simmel okumaya baslamistim. günesten de sicak ve nina b. olayi kitaplarini okumustum. özellikle günesten de sicak inanilmaz hosuma gitmisti.
sonra avusturya'ya tasininca baska kitaplar da okudum. hermann broch, robert musil, robert seethaler okudum. hepsini de cok begendim. daha yeni rus-avusturyali bir yazarin otobiyografisini okudum, milchfrau in ottakring diye, herhalde son senelerde okuyup en iyi kitapti.

1940-1970 amerika edebiyatini (amerikan rüyasi elestirisi, ikinci dünya savasi etkileri, sivil haklar hareketleri, southern gothic, postmodernizm, vs) regency ve victoria dönemi ingiliz edebiyatini da cok seviyorum. özellikle 18.-19. yy ingiliz edebiyati benim icin baya yeri doldurulamaz bir sey.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(14.01.26)
guzel soru. bunun uzerinde dusunuyordum gecen. rus ve fransiz 19. yy romanlari inanilmaz. belki fransa kil payi ikinci gelir. 19. yy'da acik ara bu 2 ulke.

modern edebiyati bilmiyorum ama. yani ikinci dunya savasi sonrasi kim ne kurgu yazdi cok fikrim yok. japonlari cok goruyorum piyasada ama 1-2 kitap disinda okumadim onlardan da. genelde non-fiction okuyorum.
+1
antikadimag
(14.01.26)
Klasikler dışında Macar yazarları sevmeye başladım.
+1
amelie poulain
(14.01.26)
(6)

MacBook Air 13.6 inc M2 mi M4 mü?

pelovann
merhaba, dizi film izlemelik, ders çalışmalık bir bilgisayar arıyorum. ekstra bir şey yapmayacağım, oyun oynamıyorum, office programları zaten iş pcsinde var.1-) gmail'den bana atılan videoları bu pcden izleyebilir miyim?2-) m2 mi m4 mü?
merhaba, dizi film izlemelik, ders çalışmalık bir bilgisayar arıyorum. ekstra bir şey yapmayacağım, oyun oynamıyorum, office programları zaten iş pcsinde var.
1-) gmail'den bana atılan videoları bu pcden izleyebilir miyim?
2-) m2 mi m4 mü?
0
pelovann
(13.01.26)
pt'de m2 33k., m4 44k.

şahsen performans kaygısı yoksa m2 daha mantıklı. günlük işler açısından neredeyse performans kaybı çıkmaz. uygulama 1.6sn yerine 1.8sn de falan açılır en fazla. en büyük farkı, video render gibi işlemlerde görürsünüz.

office programları için bile fark çıkmaz ortaya.

11k fark için *bana göre* m4 anlamsız.

tabii şüphesiz m4 daha çok güncelleme desteği alacaktır, ama bi 5 yıl için düşünülmesi gereken şey değildir herhalde.
0
substituent
(13.01.26)
en iyi macbook paranızın yettiği macbooktur ama sizi temin ederim hepsi sizi tatmin edecektir. oldu ki birkaç yıl sonra tatmin etmedi rahatlıkla değişme imkanınız olur, satıp yükseltirsiniz. ben hala m1 16gb kullanıyorum 4 yılı geçti, işlerimi fazlasıyla görüyor. m serisi her halükarda inanılmaz verimli. o yüzden düşüğünü alırsam pişman olur muyum diye düşünmeyin. m4 m2'nin yenisi gibi düşünmeyin. farklı müşteriye hitap eden farklı segmentler. B hatchback araba yerine SUV bakmak gibi bir soru bi anlamda sorunuz yani. O açıdan bakabilirsiniz. İşinizi hangisi görüyorsa bence onu alıp geçin.
0
vaveylababa
(13.01.26)
ben geçen sene m1 aldım. dediğiniz işler için aldım ben de. bazen capcut'tan render aldığım oluyor ek olarak. performansta bir sorun yaşamadım. substituent'in bahsettiği milisaniyelik farkları hissetmeyeceksiniz bile muhtemelen. çok daha kompleks işler yapsanız m4 alın derdim. benimle aynı şeyleri yapan, amatör olarak photoshop kullanan bir arkadaşım gidip m4 aldığında da niye öyle bir şey yaptın demiştim sadece...
0
black holes in the sky
(13.01.26)
M4 zaten 16 GB'den başlıyor; sanırım M2 de artık en düşük 16 gb ram ile satılıyordu. Yine de M2'ye karar verirseniz Ram'in 16 gb olduğundan emin olun. Dediğiniz işler için 8 gb de üzmez (bende M2 8gb var) ama yine de sonradan kazıklandım hissiyatı gelmez. Bu arada M2 8 gb olanı ikinci elde 20 bin lira civarına bulursanız onu da düşünebilirsiniz.

İşlemci olarak ise M2 - M4 arasında büyük bir fark hissetmezsiniz.

Teknik kanallara bakarsanız, M2 baz modelin SSD'si daha yavaş olduğundan bilmem kaç gb veri kopyalarken yavaşlık oluyor diyeceklerdir. Ben o m2 8gb olanda epey simülasyon çalıştırıyorum. Öyle yok ben yapamıyorum demiyor.
0
throw down the sword
(13.01.26)
Paranız yetiyorsa M4, çünkü daha uzun güncelleme desteği alacaktır. Son çıkan daha iyi olur mantığıyla ben de M4 almıştım.
+1
Amaranta ursula
(13.01.26)
hocam m4 air aldım sahibinden com'dan. çok çok fazla windows'tan geçip alışamayan 2-3 aylık macbook air'ler var. hepsinin garantisi devam ediyor. 35 k'ya aldım ben
0
archmeister8
(13.01.26)
(9)

Instagram hesabi acmak gerekiyor mu

ahm1
Disarida bir yerde birisiyle tanissam "numarani verir misin" demek veya o instagram hesabimi sorarsa "hesabim yok" demek "creepy" mi sizce? O kisiyle konusma sansimi ortadan kaldirir mi? Hesap acmam mi lazim? Instagram'da vakit öldürmek istemedigim icin acmadim simdiye kadar.
Disarida bir yerde birisiyle tanissam "numarani verir misin" demek veya o instagram hesabimi sorarsa "hesabim yok" demek "creepy" mi sizce? O kisiyle konusma sansimi ortadan kaldirir mi? Hesap acmam mi lazim? Instagram'da vakit öldürmek istemedigim icin acmadim simdiye kadar.
+2
ahm1
(13.01.26)
Aç tabii ki. Telefon daha özel bir şey ve demode.

Edit: Vasıfsızlar bunun neyini eksilemiş.
-13
arbre
(13.01.26)
Creepy değil. Doğrudan herkes telefon numarasını vermek istemeyebilir, Instagram diğer sosyal medyalara göre bu konuda daha iyi bir aracı.
0
black holes in the sky
(13.01.26)
Ben artık baskılara dayanamayip accam bir tane. Flörtte direk eksi yazıyor. Garip oluyor

Bir iki foto koyarım. Sonra manzara filan.

Sende açıp kesfete takılmadan kaliteli hesaplar takip edebilirisn. Benim cok girmemek icin yöntemim tarayıcıdan kullanmak. Bunu yapabilirsin.

Telefon vermeden güzelce mesajlaşmayı yolu telegram bu arada
0
ırene adler
(13.01.26)
Herkesin sarı sitede satış yaptığı bir piyasada arabanı satacak olsan arka cama “satılıktır” yazmakla yetinir misin? Herkes alacağı arabayı orada arıyor. İlan açmak da yetmiyor; modelini, km’sini, kaza geçmişini, avantajını dezavantajını, hangi koşullarda kullanıldığını alıcının anlaması gerekiyor.

Aynı hesap.
+1
lazor
(13.01.26)
Bence açmak gerekmiyor, evet bazen bir kanala/bilgiye ulaşmak zorlaşıyor ama şart değil bir çözüm bulunuyor. Bir de bence telefonunu vermek, özel hayatını, kişisel fotoğraflarını tanımadığın biriyle paylaşmaktan daha güvenli.
+1
Amaranta ursula
(13.01.26)
İletişim için Instagram istemek ve hiç Instagram kullanmaysn birinin sırf bu sebeple Instagram açması asıl sorun bence. Niye başkalarına göre yaşayalım ki. Instagram var mı diyene farklı sosyal medya hesaplarım var denilebilir veya telefon numarasını vermek istemeyenle de iletişime girilmez.olur biter.
+3
egerbiryolcu
(13.01.26)
Bence gerekli falan değil. Telefonunu istemekte de hiçbir beis yok.
+2
cay koy geliyorum
(13.01.26)
biriyle tanışmak için olmasa da instagram günümüzde şart. bir zaman çizelgesi, ayrıca kimi takip ediyorsun, takipçilerin kim, fikir veriyor. yeni açılmış bir instagram hesabı ise mesela, bana şüpheli geliyor.
0
tabudeviren
(13.01.26)
sen şart diyenlere bakma. instagram sanki bir şeyleri çok anlamlı kılıyormuş gibi, herkes sahte, kendi olmayan profillerle takılıyor. belki flört esnasında instagram kullanmayan birine denk gelirsen onunla evlenebilirsin bile. (evlilik kötüdür, evlenmeyin)
0
fugnar
(13.01.26)
(3)

hannah arendt

konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
daha önce hic hannah arendt okumadim. eichmann in jerusalem bir süredir listemdeydi ama bu trump meseleleriyle beraber diger kitaplarina öncelik vermek istiyorum.okuyanlar, hangisi ile baslamayi tavsiye edersiniz?
daha önce hic hannah arendt okumadim. eichmann in jerusalem bir süredir listemdeydi ama bu trump meseleleriyle beraber diger kitaplarina öncelik vermek istiyorum.
okuyanlar, hangisi ile baslamayi tavsiye edersiniz?
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(12.01.26)
genelde the human condition öneriliyor, bir bildikleri vardır diye düşünüyorum. benim ilk okuduğum ise the origins of totalitarianism’den spesifik olarak “the decline of the nation state and the end of the rights of man” chapterıydı.
0
eileengray
(12.01.26)
Ben kötülüğün Sıradanlığı'nı ve İnsanlık Durumunu okudum. Tam da bugünlerde tekrardan Kötülüğün Sıradanlığı'nı okumayı düşünüyorken soruyu görmek tebessüm ettirdi. Sıra önerisine gelince ben hiç okumasaydım sanırım kronolojik sırayla okurdum. Yani:
Totalitarizmin Kökenleri
İnsanlık Durumu
Kötülüğün Sıradanlığı
0
Amaranta ursula
(12.01.26)
İnsanlık Durumu
0
black holes in the sky
(13.01.26)
(9)

Hiçbir sebep yokken depresif hissetmek

gobekliraki
Size de oluyor mu? Her şey yolundayken, hiçbir sebep yokken mutsuz, sıkılgan, ümitsiz hissettiğiniz oluyor mu? Öyle olunca napıyorsunuz?
Size de oluyor mu? Her şey yolundayken, hiçbir sebep yokken mutsuz, sıkılgan, ümitsiz hissettiğiniz oluyor mu? Öyle olunca napıyorsunuz?
0
gobekliraki
(11.01.26)
Bi rakı açioz
+1
üğpoıuy
(11.01.26)
hayatım boyunca hep öyle hissettim, düzeleceğini sanmıyorum.
0
hold the door
(11.01.26)
Regl öncesi yani pms dönemi hep böyle. Kaçmaya çalışmıyorum bazı duygulardan kaçmak halı altına hep itmek çözüm değil. Sadece hayatımı çok etkilememsine gayret ediyorum. Yürümek, temiz hava almak, birileriyle konuşma vs işe yarıyor.
+4
Amaranta ursula
(11.01.26)
Oldu, oluyor. İğrenç bir şey. Çözümünü bilmiyorum.
+1
yadigar
(11.01.26)
Herkese oluyordur, bastırdığımız duygular açığa çıkıyor.

www.instagram.com
-1
sekizdokuzon
(11.01.26)
yediklerin, izlediklerin, duyduklarin seni sekillendiriyor,

not alip ,
sana iyi gelen kötü gelen seyleri belirleyebilirsin,

istemedigin durumlari daha kontrollu atlatabilirsin,

örnegin,
basimin arkasinda
yuksek baş agrisi olurdu,
bazi abur cuburlarin,
hazir ambalajli peynir vs,
icerisine koruyucu madde konulan bazi ürunler
tansiyonu tavan yaptiriyormus,

tespit edince rahatliyorsun.
0
designer
(11.01.26)
lypophrenia. dünya depresif zaten yani, bu anormal değil.
0
mikahakkinen
(11.01.26)
evet tabi ki. bazen uyuyunca geçiyor. bazen günlerce sürüyor. "ne oluyor?" diye sorduğum oluyor. zaman zaman cevabı apaçık önümde duruyor. bazen durmuyor. çok üstüne düşünmüyorum. yapmam gerekenlere daha çok odaklanınca geçiyor sanırım.
0
black holes in the sky
(11.01.26)
İnsan boş durunca bu havaya giriyor. Çalışınca üretince geçiyor
+1
luluki
(12.01.26)
(11)

Macbook Air pişman eder mi?

lafıolmaz
Windows kullanıcısıyım.Office işleri ve bir şeyler izlemek için yeni bir laptopa ihtiyacım var. Ekran kalitesi iyi ve batarya ömrü uzun bir cihaz arıyorum.Windows'ta aradığım cihazı bulamıyorum.Apple'da da işletim sistemine alışmak vs. korkutucu geliyor. Macbook air alsam pişman olur muyum? Uzun sür
Windows kullanıcısıyım.

Office işleri ve bir şeyler izlemek için yeni bir laptopa ihtiyacım var. Ekran kalitesi iyi ve batarya ömrü uzun bir cihaz arıyorum.
Windows'ta aradığım cihazı bulamıyorum.
Apple'da da işletim sistemine alışmak vs. korkutucu geliyor. Macbook air alsam pişman olur muyum? Uzun sürer mi alışmam?
0
lafıolmaz
(11.01.26)
Denemeden bilemezsiniz herhalde, o yüzden ikinci el alıp uymazsa zarar etmeden satabilirsiniz. Kişisel uygunluk dışında harika bir cihaz. Dertsiz, tasasız.
+1
orient blue
(11.01.26)
Selamlar, yaklaşık bir yıldır Macbook Air kullanıyorum. Daha önce iPhone bile kullanmadım ve kullandığım laptop beş senelik, buna rağmen alışması ve günlük işlere entegre etmesi sandığım kadar zor olmadı.
0
sekizdokuzon
(11.01.26)
Pişman etmez. En kötü bir aya alışırsınız. Dediğiniz açılardan rahatlık sağlıyor.
0
black holes in the sky
(11.01.26)
Ben alışamadım, alet yatıyor. Onun yüzünden 5 kg laptopu taşıyorum oraya buraya.
0
lil siztah
(11.01.26)
Alışana kadar saçınızı başınızı yolup alışınca iyi ki almışım diyeceksiniz.
0
Mirket
(11.01.26)
bir geçtim ve bir daha da windows’a dönmedim. alışma periyodu gerekiyor.
0
eileengray
(11.01.26)
Uzun yıllar direndikten sonra 4-5 sene önce macbook aldım ben. Hayatımda harcadığım en iyi para olabilir.
Bataryası bozuldu, orası aktı burası koktu diye bir dert yok. Hala birebir ilk aldığım günkü gibi çalışıyor. Oldu da yenilemek istedin, satmak istesen hemen satarsın. Windows bir laptopta bu çok daha problemli. Antin kuntin her gün o driver güncellemesi, bu bilmemnesi falan yok. Asla üzeceğini düşünmüyorum. Al gitsin
0
cay koy geliyorum
(11.01.26)
işletim sistemine 1 haftada alıştım ben ama ileri seviye windows kullanıcısı ve bilgisayar müh öğrencisi olarak macos'u pek sevmedim. windows bilgisayarım olmasa her işimi bunla halledemezdim ama siz temel seviye şeyler için kullanacağınız için pek sorun olmaz muhtemelen işinizi görür.
0
hold the door
(11.01.26)
Yaklaşık 8 ay önce ben de burda sormuştum:
www.eksiduyuru.com

5,5 ay önce yani Ağustos ayında m4 air aldım. Windows'ta yapıp burada yapamadığım hiçbir şey yok, iyi ki aldım diyorum. Bir tek dosya kutusunda herhangi bir öğeyii ctrl+x yani kes olayını bulamadım. Belki burda bilen vardır beni de aydınlatır.

@cay koy geliyorum, sağ olsun aydınlattı. Klasörde bir öğeyi kes yapıştır için şöyle yapıyormuşuz: Dosyayı kopyaladıktan sonra, hangi dosyaya yapıştıracaksak oraya sağ tıkladığımızda "öğeyi yapıştır" diye bir seçenek çıkıyor malum. O da haliyle kopyalayıp yapıştırmak. Ama sağ tıkladıktan sonra option tuşuna basarsak "öğeyi buraya taşı" çıkıyor. Kesip yapıştırmış oluyoruz yani.
0
Amaranta ursula
(11.01.26)
macbook'a 10 sene evvel korkarak gectim.
alistiktan sonra ulan bundan once at diye essege biniyormusuz dedim.
ilk macbook 8 sene sikintisiz dayandi, ustune bir de sattim. orjinal pil 2500 devir yapmisti hala 3 saat sarj tutuyordu.
air candir, yapistir gitsin. dusunecek bisey yok.
0
cooperr
(11.01.26)
evet neden daha once almadim diye bir pismanlik yaratir.
0
antikadimag
(11.01.26)
(4)

Podcast Tavsiyesi ve Geri Bildirimler

vaveylababa
arkadaşlar selam,şu ara yeni bir psikoloji podcast serisi üzerinde çalışmaktayız. dinleyip geribildirimlerde bulunmak bizim için sonrasında faydalı olacaktır. herhangi bir geri bildirim olabilir, teknik ya da içerik açısından.spotify:https://open.spotify.com/episode/134uM7bEQYJIwBiuw2CIab?si=QsmUJ16
arkadaşlar selam,

şu ara yeni bir psikoloji podcast serisi üzerinde çalışmaktayız. dinleyip geribildirimlerde bulunmak bizim için sonrasında faydalı olacaktır. herhangi bir geri bildirim olabilir, teknik ya da içerik açısından.

spotify:
open.spotify.com

apple podcast:

open.spotify.com

edit: linkleri düzenledim ancak çalışmaz ise Psikokolaj olarak aratabilirsiniz.
teşekkürler, sevgiler.
0
vaveylababa
(08.01.26)
linkler açılmıyor
0
black holes in the sky
(08.01.26)
merhaba linkleri düzenledim. teşekkür ederim.
0
🌸vaveylababa
(08.01.26)
daha iyi bir ekipman kullanılabilir ama bu kayıt da kötü değil.
diksiyon geliştirilebilir. asalak sesler çok değil ama kesilebilirler kayıttan. belki genel olarak daha fazla pratiğe ve hazırlığa ihtiyacınız var gibi. metni birkaç kere daha okuyup sonra kayda alabilirsiniz.
bazı yerlerde konuşmanızın hızı artıyor. hala takip edilebilir bir seviyede onda bir sorun yok ama genel olarak daha stabil kalabilir.
konuşmanın kompozisyonu ve akışı iyi.
0
black holes in the sky
(08.01.26)
Başlangıç olarak kötü olmadığını bildiğim için m1 macbook mikrofonu, yapay zeka ve program ses düzenlemesini kullandım. Önceliğimiz üretim ve istikrar. O kısımları çözdüğümüzde ekipman yatırımı yapmaya da başlayacağım.

Söylediğin şeylerin bir kısmı aklımızda olan şeyler ancak bir kısmını da not ettim. Geri bildirimlerin için teşekkür ederim.
0
🌸vaveylababa
(08.01.26)
(7)

Fenomen olan eski tanıdıklar

sekizdokuzon
Benim iki kişi var. Biri bayağı biliniyor, tanınıyor diğeri de kendi çapında bir takipçi sayısına ulaşmış. Yıllar önce tanıştığın insanları Instagram reelslarda görmek bayağı enteresan, bu zamana has bir şey. Hiç üzerine dar gelen lcw t-shirt giymemiş gibi tek kişilik gösteri yapıyor gibi hiç ummadı
Benim iki kişi var. Biri bayağı biliniyor, tanınıyor diğeri de kendi çapında bir takipçi sayısına ulaşmış. Yıllar önce tanıştığın insanları Instagram reelslarda görmek bayağı enteresan, bu zamana has bir şey. Hiç üzerine dar gelen lcw t-shirt giymemiş gibi tek kişilik gösteri yapıyor gibi hiç ummadığım bir hasetlenme şekli.

Sizin böyle zamanında iyi kötü tanıyıp yıllar sonra fenomen olduğunu gördüğünüz kimse var mı?

Teşekkürler.
-6
sekizdokuzon
(08.01.26)
Bunlar üniversiteden arkadaşlarımdı.
www.instagram.com
www.instagram.com
-8
Bruce
(08.01.26)
liseden arkadaşımın kız kardeşi var; "ajanstan seçiliyor bunlar" denilen ama aslında gerçek kadrodan oluşmuş, ağzımız açık şekilde rezillikler izlediğimiz/denk geldiğimiz programlardan birine konuk olmuş ve 1000 takipçili dandik makyaj yapma video hesabından yaklaşık 700 binlik takipçili her şey yapan ama aslında hiçbir şey yapmayan, "kanaat önderi", "eğlenceli" video çeken, tonlarca örneği olan bir hesaba evrildi. ablasını da tanıyordum, onu da "fenomen" yapma peşindeler, kadının hesabı hiçbir şey yapmadan giderek büyüyor.
0
m e b
(08.01.26)
yok. 150 bin takipçili adam da fenomen değildir gözümde. hiçbirini tanımıyorum çünkü. bazı milyonluklar bile tanınmıyor.

bu mantıkla türkiye'de 500 bin tane fenomen olması lazım. zor.
0
jelly bear
(08.01.26)
var. eski sevgilim (2007-2008'de falan sevgili olduğum)
biz birlikteyken yonja.com bağımlısı, internete giremediği için sürekli askerden kaçan, çarşı iznine çıktığında bile askerden kaçan, bana da ailemin durumu iyi değil, bana para yollayamıyorlar deyip benden para isteyen, ben para gönderince benim gönderdiğim parayla askerden kaçan (ailesi askerden kaçmasın diye para göndermiyormuş meğer, sonra da annesi beni arayıp "sen pkklı mısın oğlumu askerden kaçıyorsun" demişti) bir eski sevgilim vardı. hatta sonra gezi zamanı bayrak diken, yüzü görünmeyen biri vardı o benim diye röportajlar vermişti sonra gerçek kişi çıkıp ne alaka ya o kişi benim falan diye açıklama yapmıştı :D neyse şimdi çocuğun instagramda 328 bin takipçisi var. bütün ünlüler takip ediyor ve ara güler muamelesi falan gösteriyorlar. tarlabaşının ara sokaklarında oturan, gezen, dans eden, bir şeyler satan kendi halinde insanları videoya alıyor, fotoğrafını çekiyor falan, değişik. hayat neler getiriyor insana. denk geldiğimde bi tarafımla gülüyorum.


bir de senelerdir internet üzerinden muhabbetim olan, zaten senelerdir bir şeyler yapmak için çabalayan, yetenekli ve komik olduğuna gönülden inandığım bir arkadaşım var o da 201 bin takipçiye ulaşmış. kendini hiç bozmadı. başarılarının devamını diliyorum <3
0
matilda
(08.01.26)
liseden sınıf arkadaşım. işin garip tarafı lisedeyken instagram kullanmayan bir tipti. lisede diye başlayıp anlattığı hikâyelerin yarısının yalan olduğunu düşünüyorum, ne ben hatırlıyorum ne de diğer arkadaşlarım :D
0
black holes in the sky
(08.01.26)
Öğrenciyken çalıştığım bara her gün gelip giden, "kanka bi bira alabilir miyim ama 2 liram eksik" tarzı takılan bir arkadaş vardı. Mega ünlü bir fenomen oldu
0
cay koy geliyorum
(08.01.26)
sınıf arkadaşlarımdan biri milletvekili şu an, bir başka sınıf arkadaşım da belediye başkan adayı oldu ama kazanamadı. kazanmasını dilerdim.
0
rakicandir
(11.01.26)
(3)

Çok fazla planınız hedefiniz varsa günleri nasıl bölüyorsunuz?

egerbiryolcu
Örneğin; hem dil öğrenmek, hem bir hobinizle ilgilenmek, hem yüksek lisans yapmak, hem online kurslara katılmak gibi birden fazla ve yoğunluk içeren hedefleriniz, hayalleriniz, planlarınız varsa bunu nasıl organize ediyorsunuz?Birkacindan feragat edip önceliğinizi en çok istediğiniz veya en önemli g
Örneğin; hem dil öğrenmek, hem bir hobinizle ilgilenmek, hem yüksek lisans yapmak, hem online kurslara katılmak gibi birden fazla ve yoğunluk içeren hedefleriniz, hayalleriniz, planlarınız varsa bunu nasıl organize ediyorsunuz?

Birkacindan feragat edip önceliğinizi en çok istediğiniz veya en önemli gördüğünüz alana mi ayiriyorsunuz?

Günü ikiye üçe bölüp birazini bir alana birazını başka alana mi vaktinizi ayarliyorsunuz?

Haftaici haftasonu şeklinde mi bölüyorsunuz?

Üstelik evlilik ve iş hayatı varsa daha zor ve karmaşık olmuyor mu?
0
egerbiryolcu
(07.01.26)
Her gün az da olsa hepsine bakmaya çalışıyorum. Gün planlama birikim açısından iyi değil.
-5
arbre
(07.01.26)
Tam olarak birden fazla hedefim var dediğin gibi.

Dil öğrenme kısmını akşam işten eve gidene kadar arabada podcast dinleyerek ve duolingo’da günlük 5-10 dakika çalışma ile gerçekleştiriyorum.

Youtube işine sardım. Akşamları 7-10 arası içerik üretmeye, metin hazırlamaya çalışıyorum. Metin hazırlama kısmını bazen iş yerindeyken de yaptığım oluyor boşken.

Mobil app geliştiriyorum, 1 tane app üzerinde yoğunlaştım bu aralar. Yoğunlaştım derken haftasonu 4-5 saatimi ayırıyorum sadece.

Karı kıza vakit kalmıyor. Yatmadan önce twitter’dan falan beğendiğim kızlara yalandan iş atıyorum. Biriyle gelecek görsem üsttekilerin hepsini kısar komple kıza adarım kendimi.

Bir de web sitem var mesleğimle ilgili. Arada oraya blog ekliyorum ama çok daha nadir o. Ayda birkaç içerik anca.

Galatasaray maçlarını da kaçırmam.

Dışarı çıkmayı pek sevmiyorum artık genelde evdeyim. Bende durumlar böyle.
0
messina123
(07.01.26)
ben günü bölerim. yatmadan kafamda plan hazır olur. sabaha iyi başladıysam eat the frog uygularım. biraz keyifsiz başladıysam yatarım. stabilsem basit iş, zor iş, basit iş şeklinde giderim. hafta içim, hafta sonum aynı genelde o yüzden gün gün pek gitmem.
0
black holes in the sky
(07.01.26)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.